Medistate

Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği

Çocuk Diş Sağlığı

 

 İlk diş muayenesi ne zaman yapılmalıdır? 

 İlk diş muayenesi nasıl yapılır? 

 Çocuğumu muayeneye nasıl hazırlarım? 

 Çocuğumu diş tedavisine karşı nasıl hazırlarım? 

 Çocuğumu tedavi seanslarına getirirken nelere dikkat etmeliyim? 

 Çocuğum tedavi olurken yanında kalabilirmiyim? 

Ortodonti

Ortodonti

Gülüşünüzü güzelleştirmek elinizde

Ortodonti nedir?

Ortodonti diş ve yüz bozukluklarının teşhis, tedavi ve önlenmesidir. Bu uzmanlık alanı kapanış bozuklukları (malocclusion) olan insanlara çözümler sunar. Ortodontik tedavi, küçük çocuklarda çene gelişimine yardım ederek dişlerin doğru pozisyonlarda olmalarına yardımcı olur, yetişkinlerde ise var olan çapraşıklık ve kapanış bozukluklarının düzeltilmesini sağlar.

Kimler içindir?

En ideal zamanı 10-14 yaş aralığıdır. Bu dönemde çocukların sadece diş değil çene yapısına da müdahale şansımız olur. Fakat bu yaşlar geçirilmişse de diş teli takmak mümkündür. Günümüzde yetişkin insanlarda dişlerindeki çapraşıklıkları dişlerine müdahale edilmeden düzeltmek istemektedir.

Tedavi süresi ne kadardır?

Kişilerin yaşıyla ve çapraşıklık derecesiyle doğru orantılıdır. Basit problemler  4-8 aylık tedaviyle düzelirken, ileri seviyede durumlar 2 yılı bulabilir. En doğru cevabı ise ortodonti uzmanımız verecektir.

Tedavi süresince beni neler bekliyor?

Ortodontik teller nedeniyle dişler üzerinde biraz daha fazla yemek artıkları birikebilir. Her yemekten sonra özenli bir fırçalama yapılmadığı takdirde bunlar dişler üzerinde lekelenmelere, çürüklere, diş eti hastalıklarına yol açabilir. Bu nedenle ortodontik tedavi bitiminde dişlerimizin güzel görünmesi için ağız bakımımız eksiksiz olmalıdır.

Tedavim sırasında ağzımda kötü bir görüntü oluşur mu?

Ortodontik tedavi, diş teli ve bunu tutan braketlerden oluşur. Bunlar metal, şeffaf plastik veya safir olabilmektedir. Özellikle yetişkin bireylere sosyal hayatlarında sıkıntı olmaması için şeffaf ve safir braketleri önermekteyiz.

Bunların dışında “lingual teknik” adı verilen dişlerin iç kısmına yapıştırılan özel braketlerle de tedavi yapılabilmektedir. Dışarıdan görünmezler ama temizlenmeleri biraz daha zordur.

Periodontoloji

Perıodontoloji Nedir?

Diş hekimliğinin "Periodontoloji" diye adlandırdığımız bilim dalı, dişlerin çevresini oluşturan destek yapıların (kemik, diş eti, sement, periodontal memran) hastalık, teşhis ve tedavi yöntemlerini inceleyen bilim dalıdır.

Dişleri çevreleyen tüm bu dokular "periodontal dokular" olarak adlandırılır.

 

 Sağlıklı Diş eti ve Periodontal Dokular Nasıl Olur? 

 Hastalıklı Diş eti Nasıl Olur? 

 Diş eti Hastalıklarını Etkileyen Faktörler Nelerdir ? 

 Diş eti Hastalıkları Önlenebilir ve Kontrol Altına Alınabilirmi? 

 Diş eti Hastalıklarının Tedavileri Nelerdir? 

 Estetik Plastik Diş eti Cerrahisi 

 Diş eti Hastalıklarından Korunmak Mümkün Müdür? 

Ağız Diş ve Çene Cerrahisi

Ağız Diş ve Çene Cerrahisi

Ağız diş ve çene cerrahisi, ağız içindeki tüm gömülü dişlerin yanı sıra , ağız ve dişlere bağlı kistik yapıların cerrahi işlemler ile çıkartılmasını ve protez yapımına yardımcı olmak için ağzın ve komşu bölgelerin sert ve yumuşak dokularında yapılan düzeltmeleri içerir. Bu cerrahi işlemlerin başlıcaları, tümör ve kist ameliyatları, çene kırıkları, diş çekimi, gömülü ve zorlu diş çekimleri, endodontik cerrahi, sinüs lifting, ekstraoral-intraoralapse drenajı, ortodontik ameliyatlar, rekonstrüktif çene-yüz cerrahi (yumuşak-sert doku greftlemeleri, distraksiton osteogenezis), implant cerrahisi, TME hastalıkları tedavisi ve cerrahisi, ağız hastalıkları teşhis ve tedavileri ve lazer cerrahisi. Tüm bu işlemler uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilir.

Kemik Ogmentasyonu ve Sinüs Lifting

Son yıllarda eksik dişler en yaygın olarak dental implant yöntemiyle tedavi edilmektedir. Fakat bazı durumlarda yetersiz kemik nedeniyle implant uygulaması öncesinde kemik ogmentasyonu gerekebilmektedir. Kemik ogmentasyonu, çene kemiğine suni veya hastanın kendi kemiğinden elde edilen kemik tozlarıyla remodelling işlemi yapılmasıdır. Çeşitli cerrahi tekniklerle kemik yüksekliği, kalınlığı arttırılabilir, çekilen diş bölgelerinde kemik erimesi olmasının önüne geçilebilir. Tedavi süresi biraz daha uzamakla beraber sonrasında hastaların uzun yıllar boyu kullanabileceği sabit protezler yapılması sağlanabilmektedir.

Başarıları bilimsel araştırmalarla desteklenmiş suni kemik tozları, hastanın çene kemiği bölgesinde yeni kemik oluşmasını aktive eder ve hacimsel destek sağlarlar. Bu greft malzemeleri sayesinde geçmiş yıllarda implant uygulanması mümkün olmayan bölgeleri de tedavi etmek mümkün olmuştur. Bunlardan biride üst çene bölgesinde maksiller sinüs nedeniyle implant uygulanmasında karşılaşılan güçlüklerdir. Uzun zaman boyunca dişsiz kalmış bölgelerde sinüs aşağıya doğru sarkarak kemiğin incelmesine neden olur. Burada devreye sinüs lifting dediğimiz işlemler devreye girer. Hastanın sinüs bölgesinde akut veya kronik sinüzit gibi bir hastalık yoksa, çene cerrahı tarafından yapılan açık veya kapalı sinüs lifting (sinüs yükseltme) işlemiyle sinüs zarı yukarı alınarak, çene kemiği implant uygulanmasına yeterli kalınlığa erişmiş olur. Günümüzde uygulanan piezo cerrahi teknikler sayesinde ultrasonik titreşimler yaratan cihazların kemik üzerinde yaptığı atravmatik işlemler hasta konforunu arttırmakta ve işlem sonrası komplikasyonları azaltmaktadır. Özellikle arka bölgelerde hiç dişi bulunmayan ve hareketli protez kullanmak istemeyen kişiler tarafından tercih edilmektedir.

Gömülü Yirmi Yaş Diş Çekimleri

Günümüzde daha fazla hazır gıda kullanılması, tüketilen yiyeceklerin daha yumuşak olması nedeniyle insanların çene yapısının ufalması yirmi yaş dişlerinin daha fazla oranda gömülü kalmasına neden olmaktadır. Sanılanın aksine tüm yirmi yaş dişlerinin çekimi gerekli değildir. Doğru pozisyonda çıkan, çevre dişlere ve dokulara zarar vermeyen, çenede sıkışmalara yol açmayan yirmi yaş dişlerinin ağızda kalmasında hiçbir sakınca yoktur.
Fakat,

  • Sürekli yirmi yaş bölgesinde çene kaslarına ve boyun bölgesine vuran ağrılı iltihaplar (perikoronit)
  • Çevre dişlerde çürük oluşumu
  • Diğer dişlerde çapraşıklık
  • Yirmi yaş dişi çevresinde kist
  • Çevre bölgelerde ağrılar

gibi şikayetlere neden olan yirmi yaş dişlerinin cerrahi olarak alınması gerekmektedir.

Öncesinde alınan panoramik çene röntgeniyle olası problemler değerlendirilir ve gömülü yirmi yaş diş çekimi planlanır. Hastalara işlem süresince ve sonrasında neler yaşayabileceği anlatılır ve işlem gerçekleştirildikten sonra gerekirse dikişlerle yara kapatılır. Böylece işlem bölgesinde çok daha hızlı ve konforlu bir iyileşme sağlanır.

Estetik Diş Hekimliği

Estetik Diş Hekimliği

Geçmişte diş hekimliği denilince akla sadece problemli diş ve dişeti dokularını tedavi etmek gelirken günümüzde daha düzgün daha beyaz bir gülüşe sahip olmak için yapılan birçok uygulama mevcuttur.

Bunlar:

Diş Beyazlatma: Daha beyaz ve parlak bir gülüşe sahip olabilmenin yolu. İki farklı yöntemle uygulanabilir. Ofis tipi ;hastanın yaklaşık 1 saat boyunca klinikte kaldığı ve hekim tarafından soğuk ışık yardımıyla beyazlatma jelinin ağız içinde uygulanması.

Ev tipi; Hastaya özel hazırlanan plaklar ve tüpler içinde verilen beyazlatma jelinin gün içerisinde veya yatarken hasta tarafından uygulanması ile gerçekleşir.

Şimdilerde ve bizim genel olarak kliniğimizde uygulamayı tercih ettiğimiz yöntem ise kombine dediğimiz ev ve ofis tipinin birleştirildiği yöntemdir. Daha kalıcı ve ideal sonucun elde edildiği gözlemlenmiştir.

Laminate uygulamaları (yaprak porselenler): Hafif çapraşıklıklarda,diestemalı (dişlerin birbirinden ayrık olması) dişlerde ,şekil bozukluklarında, renkleşmesi olan dişlerde dişin sadece ön yüzeyinden çok hafif madde kaldırılarak yapılan ince porselenlerdir.

Porselen kuron köprü uygulamaları: Eksik veya ileri derecede doku kaybı olan dişlere kuron veya köprü şeklinde yapılan uygulamalardır. Metal destekli alt yapıların haricinde günümüzde estetik ve biyolojik açıdan daha tatmin edici sonuçlar elde edilen zirkonyum esaslı protezler daha fazla kullanılmaktadır.

İnlay-onlay uygulamaları: Çürük veya travma sonucu çok fazla madde kaybı olan dişlerin klinik ortamında hem estetik hemde fonksiyon olarak yapılan kompozit veya amalgam dolgular ile başarılı sonuçlar alınamıyacak vakaalarda kuronlar yerine uygulanan yöntemdir. Ölçü alınır, renk tespiti yapılır, teknisyen tarafından eksik olan parça porselen veya komposit esaslı malzeme ile hazırlanır ve klinikte ağız içine yapıştırılır. Madde kaybının daha da fazlalaşmadığı hem estetik hem uzun ömürlü bir tedavi yöntemidir.

Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği

Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği

Medistate Kavacık Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği, uzman hekim kadrosu, teknolojik altyapısı, 3 ayrı muayene odası ve dijital panoramik çene röntgeni ile Hastane’nin VIP bölümünde hizmet vermektedir.

Klinikte 2 doktorun yanı sıra ortodonti, çene cerrahisi, periodontoloji ve pedodonti dallarında uzman doktorlarla aşağıda belirtilen alanlarda hizmet verilmektedir.

  • Estetik diş hekimliği - Porselen lamineyt, diş beyazlatma, zirkonyum uygulamaları, gülüş tasarımı
  • Diş tedavileri – Işınlı dolgular, porselen inlay uygulamaları, kanal tedavileri
  • Protez – Lazer ile işlenmiş porselen protezler, hassas bağlantılı damak protezleri
  • Çene cerrahisi – Çene eklem problemleri, implant uygulamaları, lokal ve genel anestezi altında ağız içi cerrahi işlemler
  • Ortodonti – Çocuk ve yetişkin ortodontisi, estetik ve lingual braketleme
  • Periodontoloji – Dişeti hastalıkları tanı ve tedavisi, dişeti estetiği
  • Pedodonti – Koruyucu diş hekimliği uygulamaları, çocuklarda lokal ve genel anestezi altında süt dişi tedavileri

Dental İmplant

Dental İmplant

Dikişsiz İmplantlarla, İmplant Korkusuna Son!

İmplant uygulamaları, fonksiyon, estetik ve anatomik açıdan doğal dişin en önemli alternatifi olarak görülmeye devam ediyor. İmplantoloji alanındaki en son yeniliklerden biri olan ‘Flapless Surgery’ yani ‘dikişsiz implant’ uygulamasıyla işlem çok kısa sürede tamamlanıyor ve gündelik yaşama dönmek kolaylaşıyor.

Diş etlerinin altındaki çene kemiğine cerrahi yöntemlerle yerleştirilen titanyum materyallere implant deniyor ve protez dişler de bu implantların üzerine yerleştiriliyor. İmplantlar çene kemiğine kaynadığı için protez dişlere sabit destek sağlıyor, bu nedenle de doğal dişin en önemli alternatifi olarak görülüyor. Haliyle, son zamanlarda insanların diş hekimine başvurmalarına neden olan uygulamaların başında implant geliyor. Çünkü ağız ve diş sağlığı konusunda günümüzde en çok ihtiyaç duyulan konuların başında diş eksikliği geliyor. İnsanlar tüm tedavi seçeneklerine rağmen hala diş kaybetmeye devam ediyor. Bununla birlikte yeni dişlerin estetik, kullanımı kolay ve de mümkün olduğunca doğal olmaları isteniyor. Bu durumda da karşımıza en mantıklı seçenek olarak implant uygulamaları çıkıyor. Her geçen gün yeni gelişmelerin yaşandığı implantoloji alanındaki en son yeniliklerden bir tanesi de ‘Flapless Surgery’ olarak adlandırılan dikişsiz implant tekniği. Özellikle hasta açısından çok büyük avantaj sağlayan bu yöntem sayesinde çok kısa sürede gündelik yaşantıya dönmek mümkün olabiliyor. Bu yöntemin avantajları sayesinde çalışanlar, öğle tatilinde bile implant yaptırabiliyor.

İmplant Konusunda İnsanların En Fazla Çekindikleri Nokta Ne?

Sonuçlardan mutlu olmakla birlikte insanların en fazla korktukları nokta cerrahi oluyor. Cerrahi sürecini nasıl az hasarla atlatabileceği, gündelik yaşantısına ne kadar sürede dönebileceği hastalarımızın en çok sorduğu sorular... Diş hekimliğinde cerrahi son derece güvenli bir işlem. Son zamanlarda implantın güvenilirliği arttıkça da işlemlerde minimal invazif kullanılmaya başlandı. Bu işlemlerin başında da dikişsiz implant geliyor.

Dikişsiz İmplant Nasıl Uygulanıyor?

Normalde rutin olarak implant yaparken diş eti açılarak implant yerleştiriliyor ve dikiş atılarak bölge kapatılıyor. Diş etinin açılması da işlem sonrasında kanama, ağrı, şişlik oluşmasına neden olabiliyor. Ancak, kemiği çok iyi gördüyseniz, kemik miktarı yeterliyse diş etini açmaya gerek kalmayabiliyor. Bunu tespit etmek için hastanın önceden ağız içi muayenesi ve hatta bazen üç boyutlu tomografisi gerekebiliyor. Bunların sonucunda o bölge dikişsiz implanta uygunsa, uygun boy ve çapta implant seçilerek diş eti dahi açılmadan ve dikiş atılmadan tek seansta implant yapılıyor. Diş eti kaldırılmadığı için de kanama, ağrı ve şişlik çok daha az oluyor. Hasta implantı yaptırdıktan sonra sosyal hayatına çok kısa sürede dönebiliyor.

Herkese uygulanabiliyor mu?

İmplant sistemleri, ihtiyaç duyan ve ağzındaki o bölgede yeterli kemik olan herkese uygulanabiliyor. Ancak başlamadan önce mutlaka hastanın kalp ya da şeker hastalığı gibi sistemik problemlerinin araştırılması gerekiyor. Kızların 16-17, erkeklerin ise 17-18 yaşın üstünde olması gerekiyor. Bunun dışında erişkinler için herhangi bir üst yaş sınırı bulunmuyor. Uygulamanın başarıyla sonuçlanabilmesi için, gerekli teknolojik altyapı ve bu konuda tecrübeli bir ekibe ihtiyaç var.

Uygulanamayacak hasta grubu var mı?

Eğer kemik miktarından şüphemiz varsa, o zaman dikişsiz yöntemi tercih etmeyebiliyoruz. İmplantın tamamen kemik içinde kalması gerekiyor. Kemik yapısını ince gördüğümüz kişilerde daha çok dikişli implantı tercih ediyoruz. Elbette dikişsiz olması her zaman hasta açısından avantaj sağlıyor. İyileşme süreci çok daha hızlı oluyor. Ancak dikişli yöntemin de dikişsiz kadar güvenli olduğunu söylemekte yarar var.

Aynı anda birkaç implant yapılabiliyor mu?

Elbette bu da mümkün. Genelde uzun bir dişsiz boşluk varsa çoğunlukla aynı anda yapmaya özen gösteriyoruz.

İmplant yapıldıktan sonra herhangi bir sorun ortaya çıkıyor mu?

Aslında her cerrahi işlemde olduğu gibi implant sonrasında da bazı sorunlar ortaya çıkabiliyor. Bunların başında da enfeksiyon geliyor. Enfeksiyondan kaçınmak için, gerekli ilaç tedavisi ve ağız bakımı hastalarımıza anlatılıyor ve sıklıkla kontrole çağrılıyorlar. Özellikle ilk dönemde sağlıklı bir iyileşme olursa ilerleyen dönemde başka bir sorunla karşılaşmıyoruz.

İşlem sonrası ağrı hissediliyor mu?

İşlemin hemen öncesinde hastaya ağrı kesici veriliyor. Böylece hastanın işlem sonrasında da ağrı riski çok daha düşük oluyor. Bunun yanında bir ya da iki implant gibi minimal işlemler o kadar konforlu bir hal aldı ki öğlen arasında dahi insanlar bu tedavi için başvuruyor. İşlem sonrasında ilk gün dışında, ağrı kesici ihtiyacı çoğunlukla olmuyor.

Avantajları

  • İşlem büyük bir kesi olmadan yapıldığı için kanama çok az oluyor.
  • İmplant takıldıktan sonra dikiş atılmasına gerek kalmıyor.
  • Ödem ve buna bağlı şişlik neredeyse hiç görülmüyor.
  • Uygulama süresi oldukça kısa; yaklaşık 10 dakika içinde işlem tamamlanıyor.
  • Özellikle operasyon sonrasında ağrı çok az hissediliyor.
  • Enfeksiyon oluşma riski az.
  • Hasta aynı gün içinde günlük yaşamına dönebiliyor.

İmplant Sonrası İnsanların Dikkat Etmesi Gereken Noktalar Neler?

En çok korktuğumuz şey sigara kullanımı. Aşırı sigara kullanımı olan ve ağız bakımı iyi olmayan hastalarda bazen implant yapmamayı bile tercih edebiliyoruz. Ağız yapısında sorunlarla karşılaşılan hastalarda da ağız bakımını düzeltip sigara kullanımını azalttıktan sonra uygulama yapmayı tercih ediyoruz. Tabii bu durum, çok yoğun sigara kullananlar için geçerli. Ayrıca bazı sistemik hastalıkları olan ve kan sulandırıcı kullanan hastalar risk grubunda olduğu için bunlara özellikle dikkat ediyoruz.

Gençlik döneminde yapılan implant, yaşlılık döneminde ağızda yapılacak farklı işlemleri engelleyebiliyor mu? Ya da yapısı zaman içinde bozuluyor mu?

İmplantın kendisinde deformasyon yaşanmıyor. Kemiğin içinde olan bu bölümde kırılma ya da aşınma olmuyor. Ana gövdesinde değil ama üst yapı parçalarında bazen değişim gerekebiliyor, ki bunlar da kolaylıkla değiştirilebiliyor.

Hemşirelik Hizmetleri

Medistate’te Hemşire
olmanın Ayrıcalığını
Birlikte Yaşayalım.

Filmi İzle

Hekim Kadrosu

Hastanemizin uzman
akademik kadrosu
üstün hizmet
kalitesiyle sizlerle...
detaylı bilgi