Medistate

Dermatoloji

Fraksiyonel Lazer

Fraksiyonel Lazer

Fraksiyonel lazer nedir?

Fraksiyonel lazer cilt yenilemek amacıyla kullanılan en son teknoloji lazer cihazıdır. Fraksiyonel lazer, tedavi edici etkisi yüksek yan etkisi az olması sebebiyle, son zamanlar en çok tercih edilen uygulama yöntemi olmuştur. Fraksiyonel lazer sivilce izi, yara izi, kırışıklık, yüz sarkması ve çatlak tedavisinde kullanılan etkili yöntemlerden biridir.

Fraksiyonel lazer nasıl etkili olur?

Fraksiyonel lazer cildin üst ve alt tabakalarında etkili olmaktadır. Fraksiyonel lazer sistemlerinde, lazer ışığı ile ciltte minik tüneller açılır ve bu bölgelerde yeni kollajen oluşumu tetiklenir. Bu yöntemin avantajı, minik hasar bölgelerinin etrafında sağlam cilt alanlarının kalması sebebiyle ciltteki hasarın az olmasıdır. Böylece cildin iyileşmesi çok daha hızlı olmakta ayrıca lazerlerin yan etki oranı azalmaktadır.   

Fraksiyonel lazer yöntemi hangi amaçla kullanılır?

  • Cilt gençleştirme (kırışıklık tedavisi, cilt sarkma tedavisi)
  • Sivilce (akne) izi tedavisi
  • Çatlak tedavisi
  • Yara izi tedavisi
  • Leke tedavisi

Fraksiyonel lazerler ne kadar etkilidir?

Fraksiyonel lazerlerle hafif ve orta dereceli kırışıklıklarda, lekelerde ve yüzeyel sivilce ve yara izlerini giderebilir. Derin kırışık, leke ve izlerde ise düzelmeler sağlayabilir.

Fraksiyonel lazerler nasıl ve kaç seans uygulanır? Ağrı hissedilir mi?

Fraksiyonel lazerde tedaviler seanslar halinde yapılır. Uygulama her seansta ortalama 15-30 dakika sürer. Şikayetin cinsine göre tedavi en az 3-5 seans, 3-8 hafta aralıklarla yapılabilir. Uygulama esnasında bazı hastalarda ağrı hissi olabilir. Lokal anestezik krem kullanımı veya soğutucularla bu his kolayca giderilir.

Fraksiyonel lazer uygulamalarının sonrasında neler beklenir?

İşlem sonrasında hafif bir kızarıklık ve ödem olabilir. Ciltte hafif soyulmalar ve renk değişikliği görülebilir. Ancak bu tür durumlar 3-7 gün içinde geriler.

Fraksiyonel lazer kimlere uygulanmaz?

  • Ciltte aktif enfeksiyon ve iltihabı olanlara
  • Son 6 ay içinde sistemik izotretinoin kullanmış olanlara
  • Hamile kişilere

Fraksiyonel lazer ne kadar süre iş ve sosyal yaşamı etkiler?

Soymayan fraksiyonel lazerlerden hemen sonra iş ve sosyal hayata dönülebilir. Soyarak etkili olan fraksiyonel lazerler 5-10 gün arası kızarıklık ve kabuklanma yapar. Kapatıcı kullanılarak iş ve sosyal hayata dönülebilir.

Fraksiyonel lazer uygulama sonrası nelere dikkat edilmelidir?

Operasyon sonrasında şikayetler hafif ve geçicidir. İşlemden sonra bir saat kadar güneş yanığı duygusu hissedilebilir. Tedavi sonrası makyaj yapılabilir. Fraksiyonel lazer sonrası hafif nemlendiriciler sürülebilir. Yüzde ödem olursa buz paketleri ile soğutma faydalı olabilir. Fraksiyonel lazer sonrası 6-12 ay süre ile güneşlenmekten kaçınılmalı ve güneşten koruyucu kullanılmalıdır.

Fraksiyonel lazer tedavisinin yan etkisi var mı?

Yan etki görülme oranı oldukça düşüktür. Nadiren, uygulama sonrası geçici veya kalıcı lekelenme, sivilcelenme, herpes (uçuk) enfeksiyonu geçirmiş kişilerde aktivasyon görülebilir.

Fraksiyonel lazer tedavisinin sonuçları ne zaman görülür?

Kolajen yapımı üçüncü aydan sonra başlar. İşlemin sonuçları en iyi 6-12 ay sonra ortaya çıkar.

Fraksiyonel lazer uygulaması bazen etkisiz olabilir mi?

Eğer kırışıklık, iz ve sarkma şikayetleri fazla ise 3-4 seans yeterli olmayabilir. Hem seans sayısını arttırmak ve diğer tedavilerle birlikte uygulamak etkinliği arttırır. Fraksiyonel lazer ile PRP, mezoterapi, dolgu, radyofrekans gibi cilt yenileyen yöntemler kombine edlerek iz, kırışıklık ve sarkma tedavilerindeki etkinliği arttırılabilir. 

Mezoterapi

Mezoterapi

Yüz mezoterapisi (mezolift) nedir?

Yüz mezoterapisinde ilaçlar küçük miktarlarda karıştırılarak cildin içine ve altına direk olarak verilir. Böylece cilt etkili maddelerden kısa sürede faydalanabilir. Ayrıca ilaçlar çok az miktarda verildiği için kullanılan maddelerin yan etki olasılığı azalır. Yüz mezoterapisi (mezolift) cildi yenileyen, cilt kırışıklığı ve cilt sarkmalarına etkili olan doğal ve faydalı bir yöntemdir.

Yüz mezoterapisi (mezolift) nasıl etkili olur?

Yüz  mezoterapisi (mezolift) yönteminde cildi yenileyen hyaluronik asit, antioksidanlar, vitaminler, mineraller ve amino asitler cilt altına minik iğnelerle uygulanır. Bu faydalı maddelerin direk cilde verilmesi ve cildin uyarılması cildin kollajen ve elastin üretimini arttırır, ciltte nemlenme artar ve cilt yenilenir.

 Mezoterapinin (mezolift) yüz bölgesinde kullanılma nedenleri nelerdir?

  • Donuk ve parlaklığını yitirmiş cilde sahip olanlar
  • Ciltte elastikiyet kaybı ve sarkma tedavisi
  • Cildin yaşlanmasını engellemek
  • Yüzün yorgun görünümünü gidermek
  • Sigara içenlerde cilt hasarını engellemek ve tedavi etmek
  • Yaz öncesi güneş ışınlarının zararlarına karşı önlem almak
  • Güneşten zarar görmüş ciltleri düzeltmek
  • Diğer leke tedavileriyle birlikte lekeleri hafifletmek veya gidermek
  • Diğer yöntemlerle birlikte sivilce izi, diğer yara ve yanık iz tedavisi
  • Diğer yöntemlerle birlikte cilt çatlak tedavisi

Yüz mezoterapisi (mezolift) nasıl uygulanır?

Yüz mezoterapisinde (mezolift) uygulama öncesi cilt temizlenir ve dezenfekte edilir. İşlemden yarım saat önce anestezik krem sürülebilir. Yüz mezoterapisinde (mezolift)  hazırlanan karışım çok küçük ve ince iğnelerle cilt içine veya üstüne verilir.

Yüz mezoterapisi (mezolift) sonrası cilt nasıl gözükür?

Yüz mezoterapisi (mezolift) sonrası cilt daha taze ve dinlenmiş görünür. Cildin elastikiyeti artar ve cilt sarkması azalır. Kırışıklıklar hafifler. Cilt aydınlık bir görünüme kavuşur.

Yüz mezoterapisi (mezolift) ne sıklıkta uygulanır?

Yüz mezoterapisi (mezolift) başlangıçta 1-4 hafta aralıklarla uygulanır. Ortalama 4-6 seans sonrası 3-6 ayda bir tekrarı yapılabilir. Yüz mezoterapisi (mezolift) sonuçları ikinci seanstan sonra ortaya çıkmaya başlar. Tedavi bittikten sonra cilt yenileme etkisi devam eder.

Yüz mezoterapisi (mezolift) başka yöntemlerle beraber uygulanabilir mi?

 Yüz mezoterapisinin (mezolift) cildi yenileyen lazer, radyofrekans veya IPL ile birlikte uygulanması çok daha başarılı sonuçların alınmasını sağlamaktadır. Dolgu işlemlerinden önce veya sonra yüz mezoterapisi (mezolift) yapılması ciltteki sarkmaların ciddi şekilde giderilmesini sağlar.

Yüz mezoterapisi (mezolift) kimlere uygulanmaz?

Yüz mezoterapisi (mezolift) hamilelere, emziren annelere, deride aktif enfeksiyonu olanlara ve uygulanan maddeye karşı alerjisi olanlara yapılmaz. Ayrıca aşırı derecede sarkmış ciltte, derin izler ve lekelerde ilk ve tek tedavi seçeneği olamaz. Diğer tedavi yöntemleri ile birlikte kullanılması daha uygundur.

Yüz mezoterapisinde (mezolift) hangi yan etkiler görülür?

Yüz mezoterapisinde (mezolift) önemli yan etkiler görülmez. İşlemden bir gün sonra hafif morluklar olabilir. Makyajla kapatılabilir. Nadiren alerji ya da enfeksiyon görülebilir. Kolayca tedavi edilir.

 

Kök Hücre Uygulamaları

Kök Hücre Uygulamaları

Cildimizde kök hücre nasıl uygulanır? 

Cildimizde en taze, hasarsız ve güneş görmemiş bölge olan kulak arkası cildinden, steril şartlarda mercimek tanesi büyülüğünde doku alınır. Bu doku soğuk zincir ile özel laboratuvara gönderilir ve üretime alınır. Doku laboratuvar ortamında, cildin genç kalmasını sağlayan fibroblastlarına ayrılıp çoğaltılır. Çoğaltılan hücreler istenilen bölgelere tekrar enjekte edilir. Bu süreç kişiye göre değişmekle beraber dört-altı hafta sürer. Elde edilen fibroblastlar üçer hafta ara ile üç kez 2 ml'lik dozlarda cilde enjekte edilir. 

Etkileri ne zaman görülmeye başlar? 

Kişiye bağlı olarak değişebilmekle birlikte ilk etkiler ilk enjeksiyondan hemen sonra gözle görülebilir ama esas sonuç üç-dört hafta içinde görülür. 

Bu işlem, gençleştirmek için hangi alanlarda uygulanır? 

Bu yöntemle yüzdeki kırışıklar ve derin olukların tedavisi, yüz ovalinin toparlanması, boyun ve dekoltenin gençleştirilmesi, ellerin gençleştirilmesi, dudakların biçimlendirilmesi, sivilce izlerinin, hatta uzun süreli deri yaralarının ve izlerinin tedavisi için kişinin kendine ait (otolog) canlı alt deri hücreleri (fibroblast) dolgu maddesi olarak kullanılır. Bu hücreler kolajen sentezleyerek derinin yeniden yapılanmasını sağlar. Alışılagelmiş dolgu maddelerinden farklı olarak uzun etkili bir yöntemdir. Dolgu maddelerinin aksine kişinin kendi hücrelerinden elde edilen bir yöntem olarak, kişinin doğal güzelliğini ortaya çıkartmaya yardımcı olur, cildi yeniler. 

Nasıl sonuçlar elde ediliyor? 

Yeni kolajen cildin kırışıklığının azalmasını, sarkmanın toparlanmasını ve sonuçta yıllara meydan okuyan yeni bir cilt görünümüne kavuşmamızı sağlar. Bu tedavi ile cilde verdiğimiz fibroblastlar kolajen sentezleyerek derinin yeniden yapılanmasını sağlar, bu da cildin pırıl pırıl olmasını sağlar. 

Riskleri var mı? 

Hasta için hiçbir risk oluşturmaz. Alerji riski yoktur. En güvenilir yöntemlerden biridir. Hastanın mimik hareketlerinde bir değişiklik yapmaz, o nedenle sonuçları çok doğaldır. 

Tedavinin etkisi ne kadar sürer? 

Tedavinin etkisi yaklaşık beş yıl devam eder. Alınan doku saklandığı için tekrarında tekrar bir işleme gerek yoktur ve hastanın kendi dokusundan tekrar hazırlanabilir. 

Etkileri ne zaman görülmeye başlanır? Kaç yılda bir tekrar etmek gerekir? 

Etkinliği birinci ay ile beraber görülmeye başlanır ve hastayı yaklaşık beş yıl kadar korur. İşlemin etkisi bitiğinde kişi beş yıl önceki halinden daha iyi bir görüntü ile hayatına kaldığı yerden devam eder. İstenirse işlem tekrar yenilenebilir. 

KÖK HÜCRENİN AVANTAJLARI NELERDİR?

Uygulandığı bölgede kan dolaşımını artırdığı için cilt gençleşir ve daha parlak bir hal alır. 

Konulduğu bölgelerde yeni hücre oluşumunu artırarak doku gençleşmesini artırır. 

Kendi doğal hücrelerimiz olup reaksiyon riski olmayan kök hücreler, yeniden yerleştirildiği vücudumuzda kolayca yaşamaya başlar ve eksiklikleri gideren son derece sağlıklı bir uygulamadır. 

Neredeyse tamamen ağrısız bir uygulamadır. Büyük cerrahi işlemlerde olduğu gibi aşırı şişmeler, morarmalar pek görülmez. Kişi normal yaşamına kısa sürede döner. 

Uygulandığı bölgelerde herhangi bir iz bırakmaz, dikiş gerektirmez. Pansuman gerektirmez ağrılı ve yorucu kontroller yoktur. 

İyileşme süresinin çok kısa olmasının yanı sıra tedavinin etkisi de kısa zamanda ortaya çıkmaya başlar. 

 

 

 

Dolgu Uygulamaları

Dolgu Uygulamaları

Cildimiz yaşlandıkça kollajen, elastin doku ve hyaluronik asit miktarında azalma meydana gelir. Dolgu uygulamalarında azalmakta olan hyaluronik asit, küçük iğneler yardımıyla cilt altındaki problemli olan yerlere enjekte edildir. Jel kıvamındaki hyaluronik asit cildin su tutma kapasitesini arttırarak volüm sağlar.

Yüzdeki ince ve derin kırışıklıkların doldurulması, dudakların ve konturunun dolgunlaştırılması, yanaklar, çene, göz çevresi ve şakaklara hacim verilmesi, akne ya da diğer nedenlerle oluşmuş derin izlerin giderilmesi amacıyla kullanılmaktadır.

Kaş arası, nazolabial bölge, dudak üstündeki dikey çizgiler en sık uygulama alanlarıdır. Boyunda ve el sırtında da düşük molekül ağırlıklı dolgulardan faydalanılmaktadır. Kemerli olan burunların düzeltilmesi ya da burun ucunu kaldırmak için de dolgu uygulamalarından faydalanılmaktadır.

İşlem yapıldığı an itibariyle kendini belli eder fakat zamanla su tutma kapasitesi arttıkça etkisi daha da artar. Kullanılan dolgunun molekül ağırlığına bağlı olarak etki süreleri 6-18 ay arasında değişmektedir.

Dolgu Nerelere Uygulanır?

Yüzde en sık burun-dudak çizgilerine, kaşlar arasındaki dikey çizgilere, dudak köşelerinden aşağıya inen üzüntü çizgilerine (Marionette) ve gözaltlarındaki gözyaşı oluklarına yapılır. Derin dolgularla elmacık kemikleri ve çene ucu belirginleştirilebilir. İnce dolgular göz kenarlarındaki kaz ayaklarına ve dudaklar üzerindeki dikey sigara çizgilerine verilir. Nemlendirici özelliği olan saf hyaluronik asit tüm yüze, dudak kenarlarına, boyuna, dekolte bölgelere ve ellere uygulanabilir. Bu tür uygulamalar sıklıkla yaz başında yapılır ve cildin yaz boyunca nemli kalmasına yardımcı olur. El gençleştirme işlemlerinde derin dolgularla ellerde oluşan yumuşak doku kaybı giderilir, nemlendirici hyaluronik asitle uygulamaları ile el sırtındaki cildin kalitesi yükseltilir.

 

Botox Uygulaması

Botox Uygulaması

BOTOX UYGULAMASI

Botoks uygulamaları, yaşla birlikte belirginleşen mimik çizgilerini hafifletmek ya da ortadan kaldırmak amacıyla kullanılan, kolay ve güvenilir bir yöntemdir. Botox enjeksiyonu özellikle alın, kaş çatma çizgisi, kaz ayaklarındaki ve boyundaki çizgilerde çizgilere enjeksionu yöntemi kullanılması sonucu olan kırışıklıkların açılmasında, botoks diğer sistemlerle tartışma götürmeyen bir iyilik hali sağlıyor. Bo­toks uy­gu­la­ma­sı minik iğnelerle ile kas­la­ra ila­cın ve­ril­me­si şek­lin­de ko­lay bir iş­lem­dir.

Botoks Nedir? 
A tipi botulinum enjeksiyonu (Botoks), kas hareketlerini engeller,  özellikle  alın kırışıklığı, göz çevresi çizgi, kaş ortası çizgileri ve boyundaki kırışıklıkları,  çizgileri azaltır. Botox, işleminde, direkt kasların içine, ince iğneler ile enjekte edilerek, çizgilerin yaklaşık 4-7 gün içerisinde yok olmasını sağlar ve ayrıca yeni kırışıklıkların oluşmasını da engeller. 

Hangi sorunlarda etkili oluyor? 
Özellikle mimik kaslarının hareketine bağlı olarak ortaya çıkan, alın bölgesi, kaş arası, göz kenar çizgileri, üst dudak, boyun çizgileri, el, ayak, koltuk altı terlemelerinde botoks, kullanılmaktadır. 

Botoks yapılan bölgede şişlik olur mu? 
Botoks, bir dolgu maddesi değil, bu nedenle botoks  yapılan bölgede şişlik olmuyor.

İşlem Nasıl Uygulanıyor? 
Botoks uygulanacak bölgeye, lokal anestezi kremi uygulanıp 20 dakika bekleniyor. Uygulanacak alan temizlendikten sonra ince uçlu iğnelerle kas içine küçük dozlarda enjeksiyon yapılıyor. Uygulama için yaklaşık 15 dakikalık bir seans yeterlidir. 

Ne Zaman Etki Gösteriyor? 
En erken ikinci günde etkisini göstermeye başlıyor. Kişiden kişiye ve ilaca bağlı olarak farklılık göstermekle birlikte genel olarak etkisi dördüncü gün başlayarak yedinci günde tamamlanıyor. 10-14 günde tam sonuç elde edilmiş oluyor. 

Yan Etkileri Oluyor Mu? 
Botoks,  uzun yıllardan beri birçok hastalığı tedavi etmek amacıyla kullanılan bir ilaçtır. Tedavi amacıyla kullanılırken hastaya daha yüksek dozlar uygulanıyor. Bu durumda dahi hastalarda, herhangi bir organda hasar oluşturmuyor. 

Etkisi Ne Kadar Sürür? 
Genellikle 4-6 ay etki sürer vardır. Zaman biraz daha kısa veya uzun olabiliyor; kalıcılık süresi kişiden kişiye ve ilaçtan ilaca farklılık gösterebiliyor. Botoksun etkisi geçince, işlem gören bölge eski halini alıyor. Aynı bölgeye beş, altı kez botoks yapıldığında etkisi artık daha uzun süre devam ediyor. Mutlaka kırışıklıklara yönelik uzman hekiminizce önerilen dermatokozmetik ürünler de kullanılmalıdır. Bu etki süresini uzatabilir. 

Kimlere Uygulanır, Yaş Sınırı Var Mı? 
Yüzünde istenmeyen mimiği, çizgisi veya spazmı olan herkese, 18-65 yaş arasında uygulanabilen güvenilir bir yöntemdir. Ne var ki kırışıklık için botoks, yapıldığında, eğer kırışıklıklar çok derinse çizgiler tamamen yok olmaz fakat derinliği azalır. Çizgiler derinleşmeden önce yapıldığında sonuç daha başarılı olur. 

Riskler Nedir?
Geçici doku zedelenme, his kaybı, enjeksiyon sırasında yanma ve nadiren gözkapağı düşmesi görülebilir fakat bu geçicidir. Enjeksiyon sırasında iğne ucu küçük bir kılcal damara rastladığında kanama olabiliyor; bir kaç gün göz etrafında morarma meydana gelebiliyor. Botoks, sonrası oluşabilecek bozukluklar geçici; dördüncü aydan sonra azalıyor, altıncı ayda kayboluyor. 

 

Atopik Dermatit (Egzama)

Atopik Dermatit (Egzama)

Egzama İçin Alınabilecek Önlemler Var mı?

Atopik Egzama (dermatit) erken çocukluk çağında başlayabilen, yetişkinliğe kadar uzanabilen, derinin kurumasına, kızarmasına ve pul pul dökülmesine neden olan, oldukça kaşıntılı kronik bir deri hastalığıdır. Alevlenme ve iyileşmelerle seyreder.

Atopik dermatit, derinin bağışıklık sisteminin çevresel ve duygusal faktörlere gösterdiği aşırı bir reaksiyondur

Medistate Kavacık Hastanesi Dermatoloji Uzmanları ‘’Genellikle ailesinde ya da kendisinde astım, alerjik rinit gibi bir hastalık öyküsü olan kişilerde, egzama daha sık görülür.’’ diyor ve ekliyorlar: ‘’Bağışıklık sisteminin görevi, vücudumuzu bakteri, virüs vb zararlı maddelerden korumaktır. Ancak atopik kişilerin bağışıklık sistemi, çevremizde bulunan birçok maddeyi zararlı madde olarak algılamakta ve kişi bu maddelerle karşılaştığında aşırı yanıt oluşmaktadır.’’

Stresin tetiklediği Egzama da strese neden olur…

Medistate Kavacık Hastanesi, Kozmetik Dermatoloji ve Alerji Uzmanı bölümümüz ise hastalığın tedavisiyle ilgili önemli bilgiler paylaşıyor: ‘’Tedavi edilmeyen ya da geciktirilen durumlarda, deride geri dönüşümsüz belirtiler meydana gelebilir. Deride kalınlaşma ve renginde koyulaşma bazen yıllarca sürebilir. Böylece olay bir kısır döngüye girer. Amaç, bu kısır döngüyü kırmaktır. Bu nedenle hastalığın erken tanı ve tedavisi önemlidir. Tedavide kaşıntıyı önleyici sistemik ve bölgesel ilaçlar, kremler kullanılır. Altta yatan herhangi bir başka problemin olup olmadığı araştırılır. Sebebe yönelik tedavi yapılır. İleri vakalarda psikolojik destek de faydalı olur.’’

Atopik Egzama'yı tetikleyen başlıca faktörler

  • Cilt kuruluğu
  • Alerjenler (Ev tozu akarları, hayvan tüyü, polenler, küf vb gibi)
  • Bazı gıdalar (Yumurta, inek sütü, buğday, soya, fındık, fıstık vb gibi)
  • Enfeksiyonlar (Bakteri, mantar, virüs vb gibi)
  • İrritan maddeler (Sabun, parfüm, yünlü giysiler vb gibi)
  • Kimyasal maddeler (Deterjan, kozmetik vb gibi)
  • Düşük nem oranı
  • Sıcak hava ve terleme
  • Stres, psikolojik faktörler…

Egzama için hangi önlemleri almalıyız?

  • Cildin kuruluğunu önlemek için düzenli olarak nemlendiriciler kullanmalı
  • Yünlü ve tahriş edebilecek giysiler giyilmemeli
  • Pamuklu ve yumuşak dokulu giysiler tercih edilmeli
  • Çok sık, uzun süreli, sıcak suyla banyo yapılmamalı
  • Ilık su ile kısa süreli duş alınmalı
  • Banyoda renksiz, kokusuz, yumuşak temizleyiciler kullanılmalı
  • Cilt havluyla ovalanarak değil, hafif dokunuşlarla kurulanmalı
  • Banyodan çıktıktan sonra nemlendirici sürülmeli
  • Kaşınan yerlere kolonya-alkol vs sürülmemeli
  • Kokusuz ve koruyucusuz kozmetik ürünler kullanılmalı
  • Deterjan içermeyen temizlik maddeleri kullanılmalı
  • Alevlenmeye neden olan faktörlerden (hayvan tüyü, ev tozu akarı gibi) kaçınılmalı
  • Gebelik döneminde ve emzirirken sağlıklı beslenmeye özen gösterilmeli
  • Sigara ve alkol kullanmamalı
  • Normal doğum tercih etmeli
  • Anne sütüyle beslenme tercih edilmeli
  • Anne sütü verilemediği durumlarda hipoalerjik beslenmeli

Aşırı Terlemeye Karşı Botox

Aşırı Terleme derdi olanların can dostu BOTOX !

Terleme vücut ısısının ayarlanması için sıcak soğuk havalarda gerekli bir mekanizmadır. Gün içindeki aktiviteler sırasında vücudumuz terleyerek tepki verir. Fizyolojik terleme ihtiyacı dışında gelişen ve günlük hayatımızı önemli ölçüde etkileyen aşırı terleme durumuna "hiperhidroz" adı verilir. Bu durum ter bezlerinin aşırı çalışmasından kaynaklanır.

Aşırı terleme toplumda her 100 kişide 3’ünde görülmektedir. Kişinin hayat kalitesini etkileyen bir durum oluşturur. Başka kişilerle olan ilişkilerini, iş seçimini, kariyerini, kişisel görüntüsünü, kısacası kişinin tüm sosyal hayatını olumsuz yönde etkileyebilir.

Aşırı terlemenin tedavisi için ne yapılabilir?

En sık kullanılan tedavi yöntemlerinden biri Botox uygulamasıdır. Botox uygulaması 2004 yılında ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) onayı almıştır.

Aşırı terlemenin tedavisinde Botox kullanımın yüz güldürücü sonuçlar vermektedir. Özellikle koltuk altı, el ve ayak terlemeleri için uygulanmakla birlikte vücutta terleme olan her noktaya uygulanabilmektedir.

Öncelikle terlemenin yoğun olduğu bölgeleri belirlemek etmek amacıyla test uygulanır.  Daha sonra uygulamanın yapılacağı bölge lokal anestezik bir kremle uyuşturulur. Son derece ince iğneler yardımıyla derinin 1mm altına Botox uygulaması yapılır. İşlem yaklaşık 30 dakika kadar sürer.

Botoks’un terlemeyi önleyici etkisi nereden gelir?

Botox’un terlemeyi önleyici etkisi, terlemede rolü olan sempatik sinirlere etki ederek ter bezlerinden ter üretimini  önlemesinden oluşur. Uygulamadan sonra etki birkaç gün içinde ortaya çıkar ve 6-10 ay kadar devam eder.

Botoks zararlı mıdır?

Botox, tedavi amaçlı doğru ve iyi kullanıldığında zararsızdır. Yanlış dozlarda ve doğru olmayan uygulamalarda zarar verir. Her ilaçta olduğu gibi Botox’un da yan etkileri bulunmaktadır. Uygulamadan sonra birkaç gün süren geçici ağrılar olabilmektedir. Botox’a karşı alerjisi olanlarda, gebelerde ve kas hastalığı olan kişilerde uygulanması önerilmez. Özellikle antibiyotiklerle ve kas gevşeticilerle birlikte uygulamamalıdır.

Ne sıklıkta tekrarlanmalıdır?

Botox uygulamasında seans aralığı en az 6 ay olmalıdır. Hastanın terlemesinin durumuna göre ilk uygulamadan sonra seans aralıkları artırılabilir.

Etkileri ne kadar sürede ortaya çıkar? Kalıcı bir uygulama mıdır?

Botox kalıcı bir uygulama değildir. Etkisi en az ikinci gün, en geç onuncu gün başlar ve 6 ay kadar terlemeye engel olur.

Botoks yaptırılan bölge için ek ürünler kullanılmalı mıdır?

Örneğin koltuk altı bölgesi için parfüm kullanımına devam edilebilir mi?

Botox uygulanmasından sonra ek takviye ürünler kullanmaya gerek yoktur. Tavsiye de edilmez. Üstelik, bazı kozmetik ürünlerin zararlı etkileri de bulunmaktadır. Örneğin, terleme problemi olmayan kişilerde bazı kozmetik ürünler ter bezi kanallarında tıkanıklık yaparak, terleme problemi yaratmaktadırlar. Parfümün doğrudan cilde uygulanması ise zararlıdır.

Terlemeye karşı neden Botox tercih edilmelidir?

Botox son zamanlarda oldukça sık kullanılan güncel bir tedavi yaklaşımıdır. Kalıcı çözüm sağlamamasına rağmen yüz güldürücü sonuçlar vermektedir. Özellikle ilkbahar yaz aylarında tercih edilerek kişilerin ortaya çıkan yoğun terleme sorununu ortadan kaldırmaktadır.

Botoks'un terlemede koku giderici özelliği de var mıdır?

Örneğin, koltuk altı bölgesindeki kokuyu önler mi?

Botox uygulaması sonrasında uygulama yapılan bölgede aşırı terleme engelleneceğinden ter kokusu da ortadan kalkacaktır.

Medistate Kavacık Hastanesi

Giriş

Giriş

Vücudumuzun en değerli katmanı, sağlığın ve güzelliğin ise dışa vurumu olan cildin genel kontrollerinin üstün bir ekip ve modern teknolojik yöntemlerle gerçekleştirilmesi çok önemlidir.

Medistate Kavacık Hastanesi Dermatoloji Kliniği, alanında profesyonel doktorları ile deri, saç, tırnak ve genital deri hastalıklarının tanı- tedavisi konusunda, modern teknolojik yöntemlerle hizmet vermektedir. Son yıllarda oldukça önem kazanan medikal estetik konularında da hizmet veren Dermatoloji Kliniği, medikal gelişmeleri yakından takip ederek uluslararası bir ‘’estetik’’ anlayışıyla farkını ön plana çıkarmaktadır.

Allerji

Günümüzün modern yaşam biçimi ve tüketim alışkanlıkları ve değişen çevresel koşullar ile birlikte alerji ve cilt hastalıkları hızla artmaktadır.

Bu hastalıkların nedenlerini bulmak, öncelikle temel tedavi basamağı olmakla birlikte paralelinde hastalıkların kronikleşmesini ve tekrarlamasını önlemek tedavi kadar büyük önem taşır.

Allerjik hastalıklar yerine göre belirtiler vermekle birlikte burun akıntısı, burun kaşıntısı, ve tıkanıklığı aksırık nöbetleri( saman nezlesi) kaşıntı, öksürük hırıltı, nefes darlığı deri döküntüleri ve şişmeler görülmektedir.

Bu belirtiler tekrarlayan sinüzit kronik üst solunum yolu enf. Zatürre gibi yorumlanabilmektedir.

Aşırı duyarlılık reaksiyonlarının tanı ve tedavisi, Ürtiker (kurdeşen), ilaçlara ve gıdalara bağlı gelişen diğer allerjik reaksiyonların tanı ve tedavisi uygulanmaktadır.

Allerjik reaksiyonlar vücudun herhangi bir sistemini tutabilir.

 

Allerjik hastalıkların başlıcaları şunlardır;

  • allerjik nezle,
  • astım,
  • konjonktivit (göz alerjisi)
  • allerjik dermatit,
  • egzema,
  • ürtiker,
  • anjioodem,
  • anaflaksi.

 

Önemli nedenler arasında,

  • polenler,
  • küf,
  • mite (ev tozu akarları)
  • ilaç alerjisi,
  • besin alerjisi,
  • arı alerjisi,
  • evcil hayvan (kedi, kuş, köpek)
  • kimyasal allerjenlerdir.

 

Kliniğimizde deri prick test ve epicutan( patch) yama testi yapılmaktadır.

Ayrıca ek olarak kapsamlı spesifik Ig E (RAST) düzeyi bakılabilen laboratuar mevcuttur.

Saman nezlesi, toz akarları, ve arı zehiri alerjine en uygun olan desensitizasyon uygulanmaktadır.

DERİ PRİCK TEST

DERİ YAMA TESTİ

Lazer Uygulamaları

Geçmiş zamanlarda istenmeyen tüylerden sadece tıraş ederek, yolarak, ağda ve elektroliz yöntemi ile kurtulmaya çalışılırdı. 1990 yılların başında, lazer enerjisinin kıl köklerini seçici olarak yok ettiği rapor edildi. O tarihten itibaren lazer epilasyon altın standart haline geldi. Tüy; insan vücudunun avuç içleri, ayak tabanları ve dudaklar dışında hemen hemen her bölgesinde bulunan dermal uzantılardır. Ayva tüyleri; neredeyse vücudumuzun tamamını kaplayan ince ve renksiz tüylerdir. Özellikle yüz, sırt, alt gövde, koltuk altı ve özel bölgelerdeki ayva tüyleri, androjenler (erkek cinsiyet hormonu) tarafından uyarıldığında, dönemsel tüy özelliği gösterir hale gelir.

Lazer eşittir enerji demektir. Güneşli havada koyu renkli kıyafetler güneşin ışık enerjisini emerek ısıya dönüştürür. Lazer epilasyonda da benzer mekanizma ile derimizdeki koyu renkli kıl köklerinde melanin pigmenti tarafından lazer ışığını emerek ısı enerjisine çevirir ve böylece istenmeyen kıl köklerinin ısınma ile tahrip edilmesini sağlar. Lazer epilasyon, vücutta oluşan istenmeyen tüylerin önlenmesinde ve giderilmesindeki en etkili yöntem olarak kabul edilmektedir.

Güvenli, hızlı, etkili, kalıcı epilasyon yöntemi olan lazer sistemi ile istenmeyen tüylerinizden kurtulabilirsiniz. Lazer epilasyonun sonbahar, kış veya ilkbahar mevsiminde uygulanması gerekiyor. Çünkü bu mevsimlerde güneş daha az olduğundan, güneşin zararlı ışınlarından korunmak da mümkün olabiliyor.

Lazer epilasyon sisteminde kullanılan üç çeşit cihaz vardır. Bu cihazlar: Diode lazer, Alexandrite lazer ve Nd- Yag lazerlerdir. Lazer epilasyona uygun lazer tipi ile başlanması ( hastanın kıl ve deri tipine göre) önemlidir ve epilasyondan beklenen başarı oranı bu sayede artar ve yan etki riski de azalır. Bu lazerler birbirlerinden farklı özellikler göstermektedir. Farklılık göstermelerinin sebebi; her cihazın ışınlarının nanometre olarak adlandırılan dalga boylarının farklı olmasıdır.

Hastanemizde Nd-Yag lazer epilasyon cihazı kullanılmaktadır. Bu lazer tipi dalga boyu en uzun olan lazer ve teknik özellikleri nedeni ile en derine inen lazer tipi olarak bilinir. Lazer uygulamasında başarılı sonuçlar alınabilmesi için ve ağrının en aza indirgenebilmesi için epilasyon uygulanan bölgenin soğutulması ve ten rengine göre uygulama yapılması gerekmektedir.

Bayanlarda istenmeyen tüylerde sağlıklı ve güvenli kurtulma yöntemi olan lazer epilasyon hastanemizde Dermatoloji ünitemizde doktor kontrolünde uygulanmaktadır.

1)Kimler Lazer Epilasyon Yaptırabilir? Hangi Bölgelere Lazer Epilasyon Yaptırılabilir?

Kıl olan her bölgeye lazer epilasyon uygulanabilir. Özel gözlükler kullanılarak, gözleri koruyacak şekilde kısacası göz küresi dışında vücudun bütün bölgelerine lazer epilasyon uygulanabilir. Göz küresi dışında kalan alanlar; alın, kaş arası, yanak, favori, bıyık, boyun, ense, kulaklar, kasıklar, üst bacak, diz, alt bacak, ayaklar, ayak parmakları, kollar, koltukaltı, eller, el parmakları, göbek, kalça, sırt, bel ve omuzlarda uygulandığı gibi, göğüs, meme, bikini çizgisi gibi hassas bölgelerde de uygulanabilir. Lazer epilasyon puberte bitiminden itibaren; kıl yapısı uygun, kıl rengi ile ten rengi arasında belirgin farkı olan(koyu renk kıl) ve ışığa karşı aşırı duyarlılığı olmayan herkes yaptırabilir. Genellikle lazer epilasyon, kadınlarda özellikle bikini bölgesi(kasık), koltukaltı ve bacaklarda, erkeklerde sakal, göğüs, kol, koltukaltı, boyun bölgesinde ve ensede tercih edilmektedir.

2) Lazer Epilasyon Öncesinde Dikkat Edilmesi Uygulanması Gerekenler Nelerdir?

Lazer tedavi öncesinde en az 2 hafta güneşlenmeden, bronzlaşmadan veya solaryumdan kaçınılmalıdır. Epilasyondan en az 1 ay öncesine kadar ağda, epilatör, cımbız, iple alma gibi yöntemlerle kılların alımına son verilmelidir; çünkü bu yöntemler kıl köklerini incelterek kılların lazere duyarlılığını azaltır. Lazer epilasyon öncesinde kıllar tıraş makinası veya jiletle temizlenmelidir.

3) Lazer Epilasyon Tedavi Seans Aralıkları; Seans Süreleri Nasıldır?

Seans sayısı bölgesel farklılıklar göstermekle birlikte ideal sonuç almak için 8-12 seans olarak uygulamak gerekmektedir. Vücudumuzdaki kıllar, büyüme, dinlenme ve dökülme evrelerini geçirirler. Eğer bir kıl büyüme evresinde iken lazer uygulanırsa, onun o seansta kalıcı olarak yok olması mümkün olabilir. Büyüme evresinde bulunmayan bir kıla lazer uygulaması yapılırsa, kıl tütsülenir ve ışığı kıl köküne ulaştırma görevini tamamlayamaz. Cilt üzerine 0,5 cm uzunluğuna erişmiş olan kıllar daha fazla uzaması beklenmeden işleme alınabilir. Seans aralıkları süreleri bölgesine göre değişir. Seans aralıkları 4 -8 hafta arasında değişmektedir. Tedavi seans süreleri uygulanacak bölgeye göre değişmekle birlikte üst dudak 5-15 dakikada bacaklar 1 saat, tüm vücut 2 saat sürebilmektedir.

4) Bir Seansta Kıllardan Kurtulmak Mümkün mü?

Bir seansta, tüm kılların ışığı aynı şekilde emerek köke ulaştırmaları mümkün değildir. Çünkü kıllar da vücudumuzun her hücresinde olduğu gibi fiziksel bir döngü içindedir. Seanslar, kılların yerleştiği yere ve kişinin genetik özelliklerine göre değişmekle birlikte, ortalama 1-2 ay aralıklarla, 8-12 seans sürmektedir.

5) Lazer Işınlarının İnsan Sağlığı Üzerinde Herhangi Bir Zararı Var mı?

Sağlığa herhangi bir zararı olmayan lazer ışınlarının hedefi kıllardır. Bu yüzden çevre dokulara zarar vermez. Olabilecek en kötü yan etkisi, kalıcı olmayan lekelerdir. Bu lekeler, kısa süre sonra kendiliğinden iyileşmektedir.

8) Uygulama Sırasında Ağrı Hissedilebilir mi?

Sadece ışık vücuda değdiğinde, tek bir kılı cımbızla kopartırken hissettiğimizden çok daha az bir acı duyulmaktadır. Soğutucu ile oluşabilecek ağrı hissedilebilir en az düzeye indirilmektedir.

9) Günümüzde Pek Çok Yerde Uygulanan Lazerle Epilasyonda, Özellikle Neye Dikkat Edilmeli, Tercih Neye Göre Yapılmalı?

Lazer epilasyon sırasında kıl kökünün ısıtılması ve bu şekilde yok edilmesi hedeflenir. Bu ısıtma işlemi sırasında cildi korumak çok önemlidir. Cildin üst tabakasına zarar vermeden bu işlemi yapabilmek için, cilde önceden uygulanan soğutucu başlıklar veya gazlar kullanılır. Son dönem lazer epilasyon aletlerinin hepsinde soğutucu başlıklar bulunmaktadır.

10) Lazerli Epilasyon Kimlere Uygulanamaz?

Kalp pili olanlara, epilepsi hastalarına, hamilelere lazer uygulanmaz. Uçuk hastalığı, sedef hastalığı olanlarda, prekanseröz cilt lezyonu olanlarda, uygulanacak bölgede cilt enfeksiyonlarında lazer epilasyon yapılamaz. Bronzlaşmış ciltlere lazer epilasyon yapılamaz, rengin açılmasını beklemek gereklidir. Süt veren annelerde sadece göğüs bölgesine uygulama yapılmaz. Bazı ilaç tedavisi (tretionin, tetracycline vb. gibi) kullanımlarında uygulama yapılmaz.

Lazer ile tırnak mantarı tedavisi kliniğimizde Long Pulse Nd:YAG lazer ile yapılmaktadır.

Fraksiyonel lazer uygulamaları

Lazerle vasküler lezyonların tedavisi

Lazerle derinin iyi huylu tümörlerinin tedavisi (erbium yag lazer )

Lazer uygulama alanları;

  • Akne ve Akne İzi Revizyonu
  • Fraksiyonel Cilt Yenileme
  • Skar Revizyonu
  • Pixellated Erbium Peeling
  • Peri-Oral Cilt Yenileme
  • Ablatif Cilt Yenileme
  • Hipertrofik İzler
  • Strialar / Gebelik Çatlakları
  • Pigmente lezyonlar
  • Vasküler lezyonlar
  • Kalıcı epilasyon
  • Non-ablatif cilt yenileme
  • Onikomikoz

Cilt Bakımı (Jet-Peel)

İlk uygulamadan itibaren, ciltte ayırt edilebilir bir yumuşaklık, nemlilik ve parlaklık sağlar. Jet-Peel, derin temizlik, nemlendirme, besleyici ajanlar yedirilmesi ve mikrosirkülasyonun etkilerinin toplamı ile cilt yenileme yapar. Jet-Peel, dayanıklılığı, kullanım kolaylığı ve mükemmel sonuçları hem hastalar hem de profesyoneller için popüler bir cilt bakım sistemidir.

Deri ve Zührevi Hastalıklar

Bulaşıcı hastalıkların tanı ve tedavisi (Mantar hastalıkları, bakteriyel deri hastalıkları), viral hastalıklar (herpes-uçuk, verrü-siğil gibi), paraziter hastalıklar (skabies-uyuz, pedikülozis-bit gibi), cinsel yolla bulaşan hastalıklar (sfiliz-frengi, gonore-bel soğukluğu, genital siğil ve uçuk gibi) Saç ve saçlı deri hastalıkları tanı ve tedavisi, saç dökülmesi tanı ve tedavisi, hirsutismus (kıllanma )tedavisi, tırnak hastalıklarının tanı ve tedavileri tırnak batması tedavisi, Deri ekzemalarının tanı ve tedavisi, yağ bezi hastalıklarının tanı ve tedavisi, akne vulgaris (sivilce ) ve izleri, ter bezi hastalıkları tanı ve tedavisi, pigmentasyon bozukluklarının tanı ve tedavisi vitilgo (ala hastalığı), gebelik güneş ve yaşlılık lekelerinin tanı ve tedavisi, Kronik dermatozların tanı, takip ve tedavisi: Psöriazis (sedef hastalığı) Behçet hastalığının tanı ve tedavisi ve diğer tüm deri hastalıklarının tanı ve tedavilerini uygulamaktayız.

Dermato-Onkoloji

Deri kanserleri ve deri yaşlanmasında güneş ışınlarının önemi anlaşıldıktan sonra güneşlenmenin yaşam için sağlıklı ve faydalı olduğuna inanıyorduk. Güneşin bizimle dost olmadığını anladıktan sonra güneşten korunmak çok önemli ve güncel konu haline gelmiştir. Yılda 1 kez deri kanser taraması yaptırılması riskli benlerin çıkarılması gerekir. Eğer vücudunuzda benlerde değişiklik fark ediliyorsa, renk çap büyüklük kanama değişikleri oluyorsa dermatoskop ile kanser taramasına başvurun.

BİLGİSYARLI DERMATOSKOPİK TARAMA Benler için Dijital Dermatoskopi ve arşivleme sistemi ile vücut ben haritalandırılması, benlerin değerlendirilmesi ve takipleri yapılmaktadır.

Ben ve pigmente lezyonların tanı-takip ve tedavisi, vücuttaki tüm benler ve diğer pigmente (kahverengi-siyah) lezyonları büyüterek detaylı incelenmesini sağlayan dermatoskopik muayene ile pigmente lezyonların tanı, ayırıcı tanısı ve tedavisi kliniğimizde yapılabilmektedir.

Dermato-Onkoloji

Dermato-Cerrahi Girişimsel Dermatoloji

Kliniğimizde cilt kanseri çeşitli formlarda deri kistleri, ayaktan cerrahi olarak tedavi edilebilir. Cerrahi tedavi gerekli ise, en uygun şartlarda cerrahi müdahale yapılmaktadır.

Ayrıca, siğiller, benler ve ameliyatla müdahale gerektiren sebase kistler gibi kozmetik açıdan rahatsız edici cilt lezyonları kliniğimizde en modern tekniklerle tedavi olanağı sunmaktadır.

Kliniğimizde deri ve deri altı dokuları ile ilgili deri hastalıklarının cerrahi tedavisi uygulanmaktadır.

  • Punc deri biyopsileri
  • Eksziyonal deri biyopsileri
  • Benlerin ve deri kanserlerinin cerrahi çıkarılma işlemleri (estetik dikişli )
  • Kriyoterapi(dondurma ,Kar Tedavisi)
  • Elektrocerrahi(Elektrokoter)
  • Jet Enjektör ile İntralezyonel (Deri İçine) İlaç Uygulanması
  • Fenollü Tırnak batığı tedavisi

Anti-Aging Birimi

Anti-Aging Birimi

Botox Enjeksiyonları

Botox son yıllarda zamanın yüzümüze bıraktığı izleri azaltmamızda sıkça kullanılan estetik yöntemdir. Cerrahi olmayan bu yöntem kırışıklık problemlerinin çok kısa sürede azaltılmasına yardımcı olur.

Mimik kaslarımızın neden olduğu özellikle alın, kaş arası, göz çevresi ve dudak üzeri kırışıklıkları için oldukça pratik bir tedavidir. Bu yöntemle kırışıklık bölgesindeki kasların aktivasyonu azaltılarak kırışıklıkların indirekt olarak azalması yada ileride daha derin kırışıklıklara dönüşmemesine yardımcı olur.

Yüzün birçok bölgesinde kırışıklık azaltılması amacıyla güvenle kullanılan bir yöntemdir.

Ayrıca diğer bir kullanım alanı ise koltuk altı ve avuç içi terleme problemleridir.

Bu problemi olan hastalarımızda özellikle sıcak mevsimlerde büyük kolaylıklar sağlamaktadır.

Dolgu Enjeksiyonları (Tek enjektör)

Hyaluronik asit cilt yapısında yer alan en önemli doğal destek maddesidir.Kalıcılık süresi 6 ay ile 1 yıl arasında olan hyaluronik asit dolguları, ciltte oluşan derin kırışıklık, sarkma ve çökme ile kendini gösteren cilt şekil bozukluklarında cilt içine konularak daha genç ve güzel bir görüntü sağlamaktadır.

Yüzün ve boynumuzun tüm bölgelerinde rahatlıkla kullanılabilmektedir ve özellikle dudak estetiğinde çok başarılı sonuçlar vermektedir.

Genelde botox uygulamaları ile kombine kullanılan dolgu işlemleri tüm yüz gençleştirme yapılabilmektedir.

Fraksiyonel Lazerle Kırışıklık ve Sarkma Tedavileri

Yaşınız ilerledikçe derinizin üst tabakası incelir. Bu sürede cildimize rengini veren hücreler olan melanositlerin sayısı azalır, fakat boyutları büyür. Yaşlandıkça incelen deri, aynı zamanda şeffaflaşmaya da başlar ve hücreler yaşlılık lekeleri olarak karşımıza çıkar. Güneşin temas ettiği bölgelerde de çeşitli lekeler görülmeye başlar.

Ayrıca dokularda meydana gelen değişiklikler cildin sıkılığını ve esnekliğini kaybetmesine sebep olur. Azalan ve boyu uzayan kollejenler artık cildimizi gergin tutamaz.

Fraksiyonel Teknoloji

CO2 lazer ışınları ile derinin belli bölgelerinin buharlaşması sağlanarak derinin en üst tabakasını belli bir oranda soyar. Her fraksiyonel mikro nokta termal bir alan oluşturur. İyileşme sürecinde ise tedavi uygulanan bölgenin çevresindeki zarar görmemiş hücreler, bölgenin iyileşmesine yardımcı olur. Bu süreç, hücre yenilenmesini hızlandırır. Uygulamadan bir hafta sonra ise ciltte sıkılaşma ve genel görünümde düzelme fark edilir. Yeni bir cilt dokusu ve yepyeni taze kollejenler oluşmaya başlar.Lekeli alanlar yok olup yerine lekesiz daha taze,sağlıklı bir cilt oluşmaya başlar.

Sonuçlar

Sonuç olarak, daha pürüzsüz, sağlıklı ve daha genç bir görünüme kavuşmanızı sağlar. Cildiniz, anında fark edebileceğiniz bir sıkılığa kavuşur. Güneş lekelerinizi azaltır, gözenekleri daraltır, dokuda yenilenme sağlayarak sivilce izlerini ve diğer cilt problemlerini tedavi eder. Tedaviyi takiben 6 ay içinde devam eden kollajen üretimi sayesinde ciltte ileri derecede iyileşme görülmektedir.

Kullanıldığı Bazı Alanlar

  • Kırışıklık ve Sarkma
  • Yaşlıklık ve güneş lekeleri
  • Yara izleri
  • Akne izleri
  • Vücut çatlakları

Lazerle Kılcal Varis Tedavileri

Lazerle Kılcal Varis Tedavileri

Günümüzde bir çok kişinin yüz veya vücut bölgesinde çeşitli nedenlerle oluşmuş kılcal varisler ilerleyen zamanlarda meydana getirebileceği  sağlık  problemleri nedeniyle  ve de kozmetik olarak yarattıkları kötü görüntü nedeniyle tedavi edilmesi gerekmektedir.

Genelde oluşum nedeni olarak, yüz bölgesinde genetik yatkınlık ön planda olmakla birlikte güneşe aşırı maruz kalma problemin artma nedenidir.Yüz bölgesinde özellikle de burun üzerinde oluşan bu kılcal varisler büyüyerek burunda kozmetik açıdan ciddi görüntü bozukluklarına sebep olur.

Vücutta ise genelde hamilelik döneminde başlayan ve sonrasında artma eğilimi gösteren  bu varisler ilerde ayakta ağrı ve şişliklere neden olmaktadır. Diğer bir neden ise artan sellülit ve bölgesel yağlanmadır.

Bu varisler lazerle yada skleroterapi adı verilen tedavi sistemi ile tedavi edilebilmekte, artış ve genişleme hızı yavaşlatılabilmektedir.

Cilt Lekeleri

Cilt Lekeleri

Cilt lekelerinden kurtulmak mümkün mü?

Özellikle yaz aylarından sonra renklerinde belirgin artış gözlenen cilt lekelerinin mutlaka ciddiye alınıp kontrol edilmesi gerekiyor. Lekelenmelerden korunmak içinse aşırı güneşten kaçınılması ilk kural!

Sağlıklı bir cilt, sağlıklı bir bedenin aynası gibidir. Bu nedenle hemen hepimiz pürüzsüz ve lekesiz bir cilde sahip olmak isteriz. Ancak cildimizde bazıları doğumdan itibaren var olan, bazıları da yaşlanmaya veya uzun süre güneşe maruz kalmaya bağlı olarak farklı lekeler ortaya çıkabiliyor.

İnsan derisi farklı hücre çeşitlerinden oluşmuş kompleks dinamik bir organ. Deriye rengini veren ise melanin. Melanin pigmentinin ciltte birikimi ile lekelenmeler oluşuyor. Hormonal değişiklikler, güneş ışınlarına uzun süre maruz kalma, gebelik, genetik yapı, kimyasallar ve hormon içeren ilaçlar, ciltte leke oluşumuna neden olan faktörler arasında sıralanıyor. Güneşe maruz kalan bölgelerde güneşin etkisiyle ortaya çıkan lekelenmeler, şekil olarak da farklı özellik gösterebiliyor. Tüm lekeler güneşe maruz kaldıklarında koyulaşıyor. Bu nedenle yaz aylarından hemen sonra cildimizdeki lekelenmelerin arttığını görebiliyoruz.

Hormonal değişiklikler, güneş ışınlarına uzun süre maruz kalma, gebelik, genetik yapı, kimyasallar ve hormon içeren ilaçlar ciltte leke oluşumuna neden olan faktörler.

Lekeler ne zaman önem kazanıyor?

Lekelenmelerdeki değişikliklere dikkat edilmeli, birden fazla renk içeren, sınırları düzensiz, büyüyen, koyulaşan ve kalınlaşan lekeler mutlaka kontrol edilmeli.

Lekelerin tedavisinde kullanılan yöntemler neler?

Lekenin ve kişinin cildinin özelliklerine göre kullanılan yöntemler de değişebiliyor. Örneğin çillerin tedavisinde en etkin yöntemler kimyasal peeling ve lazer tedavileri. Sadece çillerde değil, tüm leke tedavilerinde etkin sonuç, lekelerin büyüklüğüne, bulunduğu yere ve derinliğine göre değişebiliyor. Bazılarında sadece lekelerin rengi soldurulabilirken, bazılarında tamamen ortadan kaldırılabiliyor. Melazma olarak tanımlanan lekelenmelerin tedavisinde daha çok lazer tedavisi ile sonuç alınabiliyor.

Ne zaman lazer tedavisi yapılıyor, etkinliği ne?

Lekelenmeler için lazer tedavisiyle bazen tek seansta başarı sağlanabildiği gibi bazen birkaç seans uygulama gerekebiliyor. Lazer; doğumsal lekelerde, güneşe bağlı oluşan lekelenmelerde, gebelikte oluşan lekelenmelerde, çillerde, akne lekelerinde ve yaşlanmaya bağlı lekelenmelerde uygulanabiliyor. Doğumsal olan lekeler dışında yüzde 90 başarı sağlanmakla birlikte, doğumsal lekelerde yüzde 70 yanıt alınabiliyor. Tabii cilt lekelenmelerinin azaltılmasında maskeler ve kremlerden de yararlanılıyor.

Kimyasal peeling hangi durumlarda kullanılıyor?

Kimyasal peeling lekelenme tedavisinde oldukça sık kullanılan bir yöntem. Etkisi melaninin uzaklaştırılmasına dayanıyor. TCA (triklorasetik asit) ile yüzeysel peeling veya yüksek konsantrasyonlarda etkin olarak tedavide başarı sağlamak mümkün olabiliyor. Diğer yaygın olarak kullandığımız peeling ajanı alfa hidroksi asitler, epidermal tip lekelenmelerde iyi yanıt sağlıyor. Bu peeling’in yan etkisi TCA ile yapılana oranla daha az.

LEKE TÜRLERİ

Lekeler halk arasında çil olarak bilinen efelid, lentigo solaris, hormonal tipte leke olan melazma ve post inflamatuar hiperpigmentasyon, fitofotodermatit olarak sınıflandırılabilir.

Çiller; güneş gören bölgelerde çok sayıda ve düzensiz olarak ortaya çıkıyor. Genellikle üç yaş civarında görülen bu lekeler daha çok kızıl, sarışın ve açık tenli kişilerde yoğun görülüyor. Yaz aylarında belirginliği artarken kış aylarında neredeyse kayboluyor.

Lentigo solaris; güneşin UV ışınlarının etkili olduğu selim güneş lekeleridir. Güneş yanığı ve solaryuma bağlı olarak erken yaşlarda da ortaya çıkabiliyor. Bu lekelerde de açık tenliler risk altında. Güneş alan bölgelerde yoğun olarak rastlanan bu lekeler, yuvarlak ya da oval şekilde, sınırları düzensiz olarak kendini gösteriyor. Yaşla birlikte sayıları ve büyüklüğü artan bu lekeler, selim lezyonlar olmakla birlikte hastanın derisinin UV ışını hasarına eğilimli olduğunu gösteriyor. Genellikle yaşam boyu kalıcı oluyor.

Melazma; büyük çoğunluğu kadınlarda, özellikle de yüzün orta kısmında sonradan ortaya çıkan lekelerdir. Gebelik, menopoz, doğum kontrol hapı kullanımı, seks hormonlarındaki bozukluklar melazmaya neden olabiliyor. Koyu tenlilerde daha sık görülen bu lekelerde de UV ışınları tetikleyici. Tipik olarak genç erişkinlerde birkaç hafta gibi kısa sürede beliriyor. Gebeliğin sonlanması ya da etken olan ilacın kesilmesinden sonra melazma hafifleyebiliyor.

ÖNLEMLER

Lekelerin oluşmasını önlemek için ne yapmalı?

Son yıllarda gelişen teknoloji lekelenmelerin tedavisinde önemli avantajlar sağladı. Lekelenme tedavilerinde çeşitli kremler, lazer ve kimyasal soyma (peeling) ile yüzde 90’a varan başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. Ancak tüm lekelenmelerden korunmak için öncelikle aşırı güneşten kaçınılmalı. Güneş lekelerine yatkınlığı olan kişiler yüksek korumalı kremler tercih etmeli ve üç saatte bir kremi yenilemeli. Unutulmaması gereken önemli bir noktaysa şu; leke tedavi edilse bile, sonrasında cildimizi lekenin ortaya çıkmasına neden olan faktörlere maruz bırakırsak leke tekrar ortaya çıkabilir.

Lekelenmelerin Tedavisinde Kullanılan Farklı Yöntemler

Bunlardan biri Krioterapi; yani nitrojen ile dondurma yöntemi. Ancak bu yöntem yan etkisi açısından çok fazla tercih edilmiyor. Dermabrazyon yöntemi de yine yan etkileri nedeniyle standart bir tedavi yöntemi değil ancak alternatif tedavi olarak tercih ediliyor. Lazerler; selektif fototermoliz teorisine dayanılarak lekelenmelerin tedavisinde sık kullanılıyor ve bu yöntemle yüz güldürücü sonuçlar elde ediliyor. Diğer tedavilerin başarısız olduğu durumlarda tercih ediliyor.

Hemşirelik Hizmetleri

Medistate’te Hemşire
olmanın Ayrıcalığını
Birlikte Yaşayalım.

Detaylı Bilgi

Hekim Kadrosu

Hastanemizin uzman
akademik kadrosu
üstün hizmet
kalitesiyle sizlerle...
detaylı bilgi
--