Organization Accredited by Joint Commission International
ONLINE RANDEVU

Onlar çocuklarınız kadar masum olmayabilir!

Lenf bezi büyümesi

Çocuklarda lenf bezi büyümesi (lenfadenopati) anne ve babalar için çoğu zaman endişe yaratabiliyor. Büyüyen lenf bezleri 1-2 hafta içinde normal boyutlarına dönmüyorsa mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.

Vücudumuzda yaygın olarak bulunan lenf bezleri, bağışıklık sisteminde önemli görevler üstlenen, vücudumuzu dış dünyaya karşı koruyan bezelerdir. Bağışıklık sisteminin önemli bir parçası olan lenf bezlerinin temel görevi, vücuda giren enfeksiyonlara karşı savaşmaktır. Hal böyleyken çocuklarımızın sağlığını koruyan bu bezelerin büyümesinde ebeveynlerin endişeli yaklaşımı aslında pek de haksız bir durum değildir. Ancak unutulmamalıdır ki; sağlıklı çocuklarda, hatta yenidoğan bebeklerde dahi küçük lenf bezleri ele gelecek kadar büyüyebilmektedir. Birçok nedenle büyüyebilen bu bezeler çocuklarda, erişkinlerle karşılaştırıldığında enfeksiyon, travma, kedi tırmalaması gibi çeşitli uyarılara daha hızlı ve etkin şekilde cevap vermektedir. Bu da bezelerin kolaylıkla görünür hale gelmesine neden olmaktadır. Peki ebeveynler hangi noktada doktora başvurmalıdır? Yanıtı, Medistate Kavacık Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı, Prof. Dr. Betül Tavil’in çocuklarda lenf bezi büyümesine dair detaylı bilgileri aktardığı bu yazımızda okuyacaksınız…

LENF BEZİ NEDEN BÜYÜR?

Lenf bezlerinde büyüme (lenfadenopati), fiziki inceleme sırasında sık karşılaşılan bir bulgudur. Çocuklarda lenfadenopati nedenlerinin belirlenmesinde lenf bezlerinin büyüklüğü, sayısı, yeri, çevre doku ile ilişkisi, kıvamı, hastanın yaşı ve beraberindeki diğer klinik semptomların hepsi birlikte değerlendirilmelidir. Lenfadenopatilerin çoğu iyi huylu (benign) olup, öncelikle enfeksiyonların seyrinde ilk bulgu olarak karşımıza çıkabilir. Daha az sıklıkta lenfoma (lenf kanseri) veya lösemi (kan kanseri) gibi bazı kanser türlerinde de erken bir bulgu olarak lenf bezelerinde büyüme görülebilir. 

LENF BEZLERİNDEKİ BÜYÜME ÖNEMLİ, ÇÜNKÜ…

Lenf bezleri vücudun hemen her bölgesine yayılmış olan lenfatik sistem adlı bağışıklık sisteminin bir parçasıdır. Genellikle şişmiş lenf bezleri, bölgesel bir enfeksiyon sonucu oluşurlar. Bunun nedeni ise, lenf bezleri içindeki savaşçı hücre (lenfosit/antikor) sayısının artmasıdır. Genelde 1 cm çapına kadar olan lenf bezleri normal kabul edilebilir ancak daha büyükler mutlaka yakından takip edilmelidir. Baş ve boyunda herhangi bir yerde vücuda zarar verme potansiyeli olan bir olay (enfeksiyon, travma vb.) varsa bu bezeler irileşir.

Kanserlerin büyük kısmı lenf yoluyla yayılmaya çalışır ve uzun süre boyun bezelerine takılırlar. Aslında bu durum vücuttaki diğer bölgeler için de geçerlidir. Bir hastada kanser geliştiği zaman öncelikle kanserin çevresindeki bölgeye ait lenf düğümleri büyür, buna lokal metastaz denir. Kanser teşhis edilmezse yayılmaya devam eder ve uzak yayılım gerçekleşir. Buna ise uzak metastaz denir. Bu hastalarda tanıda geç kalınması önemli tıbbi sorunlara yol açabileceği için lenf nodlarının iyi değerlendirilmesi ve hangi durumlarda ileri araştırmaların gerekli olduğuna karar verilmesi oldukça önemlidir. 



HER BÜYÜYEN LENF BEZİ TEHLİKELİ Mİ?

Her büyüyen lenf bezi karşısında endişeye kapılmayın! Çocuklarda büyüyen lenf bezlerinin nedeni genellikle enfeksiyonlardır. Çürüyen dişin apse yapması sonucu çene altında şişen bezeler veya bademcik enfeksiyonuna bağlı büyüyen bezeler, altta yatan enfeksiyon tedavi edildikten bir süre sonra ortadan kaybolurlar.

İYİ VE KÖTÜ HUYLU BÜYÜMEYİ NASIL AYIRT EDECEĞİZ?

Lenf bezi büyümesi enfeksiyon kaynaklı ise gözlemlenen belirtiler:


  • Ağrı,
  • Büyümenin son zamanlarda ortaya çıkması,
  • Lenf bezinin üzerini kaplayan ciltte kızarıklık,
  • Enfeksiyon odağının saptanmış olması (bademcik, geniz eti, sinüzit, ağız içi vs.),
  • Bezenin muayenede yumuşak kıvamda olmasıdır.

Kanser kaynaklı olan lenf bezi büyümesinde ise gözlemlenen belirtiler:


  • Büyümenin haftalardır devam etmesi ve antibiyotik tedavisi ile gerileme olmaması,
  • Ağrı olmaması,
  • Bezenin sert kıvamda olması,
  • Birbirine yapışık gibi duran lastik kıvamında birden fazla beze hissedilmesidir.

ZAMAN KAYBETMEYİN!

En sık görülen çocukluk çağı kanserlerinden lenfomalar ve lösemiler; boyun, koltuk altı ve kasıktaki lenf bezlerinde oluşan ağrısız şişliklerle kendini gösterebilir. Lenfoma ve lösemilerin başarıyla tedavi edilmesi için çocuklarda hastalık belirtilerini fark eden ebeveynlerin vakit kaybetmeden çocuk hematoloji ve onkoloji uzmanına başvurmaları büyük önem taşımaktadır. Burada öncelikle çocuğunuza detaylı muayene yapılmalı, enfeksiyon öngörüldüyse (büyük bölümü bu gruptadır) antibiyotik veya başka ilaç tedavileri verilerek, hasta yakın takibe alınmalıdır.

DETAYLI TARAMA VE MUAYENEDE HANGİ TETKİKLER YAPILMALIDIR?

Vakaların çoğunda neden, bir enfeksiyon olmakla birlikte, lenfoma/lösemi ve diğer çocukluk çağı kanserlerine erken tanı konulması için lenfadenopatili çocukların özenle değerlendirilmesi gerekir. Büyüyen lenf bezlerinde tam kan sayımı ve periferik yayma incelemesi oldukça önemlidir. Tam kan sayımında lökosit sayısı yüksek ise periferik yayma yapılarak lökositler değerlendirilmelidir. Bir damla kanın cama damlatılarak özel boyalarla boyanması ve mikroskopta incelenmesi şeklinde yapılan periferik yayma değerlendirmesi, lenf bezi büyüyen çocukta ayırıcı tanıda oldukça değerli bilgiler verir. Periferik yayma incelemesiyle hastada enfeksiyon mu, yoksa kötü huylu bir hastalık mı (lenfoma veya lösemi vb.) olduğu konusunda önemli ipuçlarına ulaşmak mümkündür. Eğer lökositlerin büyük kısmı nötrofil ise bakteriyel bir enfeksiyon, monosit veya lenfosit ise viral bir enfeksiyon olduğu düşünülmelidir.

Periferik yaymada blast adı verilen kanser hücreleri görülürse hastada lösemi veya lenfoma (kemik iliği tutulumu) akla gelmeli ve daha detaylı araştırmalar yapılmalıdır. Bu aşamada ise hastadan kemik iliği aspirasyonu yapılması söz konusudur. Kemik iliği incelemesi hastada leğen kemiğinin arka kısmından (sırt bölgesinden) özel bir iğne ile gerçekleştirilir. Koyu kıvamlı kana benzeyen bir sıvı olan kemik iliği, cam lamelleri üzerine yayılarak ve özel boyalar ile boyanarak mikroskop altında incelenir. Burada toplam 100 hücre sayılır. Blast adı verilen hücreler yüzde 30’un üzerindeyse hastaya lösemi veya lenfoma (kemik iliği tutulumu) teşhisi konulmaktadır.

LENF BEZELERİ KÖTÜ HUYLU İSE NASIL TEDAVİ EDİLMELİDİR?

Lösemi veya lenfoma teşhisi konulan bir hastaya en erken şekilde kemoterapi tedavisi uygulanmalıdır. Hastada bir başka tümör varlığı düşünülüyorsa, tümörün kaynaklanabileceği muhtemel yerler iyice muayene edilmelidir. Baş-boyun, göğüs kafesi ve karın görüntülemeleri yapılır, gerekirse ultrasonografi veya tomografileri çekilir. Kanserin muhtemel çıkış yerlerinden biyopsi alınır, kitlenin üstünden ince iğne biyopsisi yapılabilir veya lenfoma şüphesinde lenf nodunun tamamı çıkarılarak patolojiye gönderilir. Biyopsi yapılan parçadan özel kesitler hazırlayan patolog, yine özel boyalarla parçayı boyayarak hastanın tanısını netleştirir. Dikkatli öykü, muayene ve tetkikler sayesinde tanı kesinleştirildikten sonra nedene yönelik tedavi uygulanması oldukça önemlidir; tümörün cinsine ve yayılım durumuna göre hastaya cerrahi ya da diğer tedavi yöntemleri uygulanır.

İYİ HUYLU DOĞUMSAL KİTLELER DE TEDAVİ EDİLMELİDİR!

Boyundaki şişliklerde bir ihtimal de doğumsal kitlelerin varlığıdır. Bunlar genellikle küçük yaşlarda fark edilmelerine karşın bazen bulgu vermedikleri için ileri yaşlara kadar teşhis edilemezler. Enfeksiyon kapınca şişerek belirgin hale gelebilir, ciltten dışarı akıntıya neden olabilirler. Bunlar lenf düğümü (beze) değil, iyi huylu kitledirler. Örneğin tiroglossal kist bu şekilde bulgu veren doğumsal bir kitledir. Genellikle boyun orta hattında bulunan bu kitlelerin tedavisi ise cerrahidir.

LENFOMA NEDİR?

Lenf bezlerinden köken alan kanser grubudur ve tüm çocukluk çağı kanserlerinin yaklaşık yüzde 20’sini oluşturmaktadır. Hodgkin lenfoma ve Hodgkin dışı lenfoma adı altında iki gruba ayrılan hastalığın kesin nedeni bilinmese de; pestisitler, kemoterapi ilaçları, radyasyon, doğumsal ya da sonradan kazanılmış bağışıklık sistemi hastalıkları, öpücük hastalığı olarak da bilinen Ebstein Barr virüs (EBV) enfeksiyonu ve organ nakli yapılmış olması lenfoma gelişme riskini artırır.

LÖSEMİ NEDİR?

Kan kanseri olarak da bilinen lösemi, kemik iliğinden köken alan bir kanser türüdür. Tüm çocukluk çağı kanserlerinin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturmaktadır.Özellikle akut lenfoblastik ve akut miyeloblastik lösemi çocukluk çağında en sık görülen iki alt tipidir.

Lenfoma ve lösemi çocukluk çağında erken tanı alırsa başarıyla tedavi edilebilmektedir. Günümüzde uygulanan kemoterapi protokolleriyle, lenfoma ve lösemi tedavisinde başarı oranı yüzde 90’lara ulaşmıştır. 

Lenf bezleri; boyun, koltuk altları, kasıklar, diz arkası, göğüs ve karın boşluğu gibi alanlarda vücuda yayılmış kümeler halinde bulunur.