Organization Accredited by Joint Commission International
Ağız Diş ve Çene Cerrahisi

Ağız Diş ve Çene Cerrahisi

Ağız içindeki tüm gömülü dişlerin yanı sıra , ağız ve dişlere bağlı kistik yapıların cerrahi işlemler ile çıkartılmasını ve protez yapımına yardımcı olmak için ağzın ve komşu bölgelerin sert ve yumuşak dokularında yapılan düzeltmeleri içerir.

Bu cerrahi işlemlerin başlıcaları, 

  • Diş çekimi
  • Gömülü ve 20 yaş diş çekimleri
  • İmplant cerrahisi
  • All on 4 ve All on 6 implant uygulamaları
  • sinüs lifting
  • yumuşak-sert doku greftlemeleri
  • Endodontik cerrahi
  • Ekstraoral-intraoral apse drenajı
  • Ortodontik ameliyatlar
  • TME hastalıkları tedavisi ve eklem cerrahisi
  • Masseter botox uygulaması
  • Ağız hastalıkları teşhis ve tedavileri ile lazer cerrahisi
  • kist ameliyatları
  • Çene kırıkları

Tüm bu işlemler uzman doktorlar tarafından lokal anestezi , sedasyon veya ihtiyaca göre genel anestezi altında gerçekleştirilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Hamilelikte diş çekimi yapılır mı ?

Hamilelikte diş çekimi; enfeksiyon, şiddetli ağrı veya apse gibi acil durumlarda diş hekimi ve kadın doğum uzmanının konsültasyonu ile yapılabilir. Planlı gebeliklerde diş tedavilerinin gebelik öncesinde tamamlanması önerilir. Hamilelik sürecinde diş tedavileri için en uygun dönem 2. trimesterdir. 1. trimesterde bebeğin organ gelişimi, 3. trimesterde ise erken doğum riski nedeniyle işlem yapılması önerilmez. Acil olmayan tedaviler doğum sonrasına bırakılabilir. Lokal anestezikler uygun doz ve ilaç seçimiyle doktor kontrolünde güvenle uygulanabilir.

Diş çekimi ile aynı seansta dental implant uygulanır mı ?

Diş çekimi ile aynı seansta dental implant uygulaması (immediat implant) kliniğimizde sıkça tercih edilen bir yöntemdir. Tek cerrahi işlemle daha az travma, daha kısa tedavi süresi ve estetik ile fonksiyonun daha hızlı sağlanması gibi avantajlar sunar. Çekim bölgesinde enfeksiyon, kist veya granülom yoksa, yeterli kemik hacmi mevcutsa ve hastanın sistemik durumu uygunsa özellikle estetik bölgelerde uygulanabilir. Uygun olmayan durumlarda diş çekiminden 2–4 ay sonra implant yeterli kemik hacmi varlığında uygulanabilir.

Diş çekimi işlemi ağrılı mıdır ?

Diş çekimi işlemi ağrılı değildir. Lokal anestezi ile, ilgili bölge uyuşturulduktan sonra çekim yapılır. İşlem sırasında ağrı değil, basınç veya hafif itme–çekme hissi duyulabilir. Çekim sonrası hekimin önerilerine uyulursa (örneğin sigara içmemek, aşırı sıcak–soğuk yiyeceklerden kaçınmak) ağrı minimum seviyede olur. Gerekirse hekim önerisiyle ağrı kesiciler kullanılabilir.

Sinüs lifting hangi durumlarda uygulanabilir ?

Üst çene azı dişleri bölgesinde diş kaybı sonrası maksiller sinüsün sarkması veya hacminin büyük olması nedeniyle kemik yüksekliği azalabilir. Çiğneme yükünü karşılayacak uzunlukta implant uygulanabilmesi için sinüs membranı kaldırılarak bölge kemik tozu ve membranlarla desteklenir. Radyografik ve klinik muayene sonrası gerekirse dental tomografi ile detaylı değerlendirme yapılır. Kapalı (internal) veya açık (eksternal) yöntemlerin uygunluğu uzman hekim tarafından belirlenir. Yeterli kemik hacmi varsa aynı seansta implant uygulanabilir; yoksa lifting sonrası 5–6 ay beklenir. 

Dental implant süreci nasıl ilerler ?

Dental implant tedavisi, diş eksikliğini tamamlamak estetik ve fonksiyonu yerine getirmek için uygulanan bir tedavi yöntemidir. Süreç planlama ,cerrahi, iyileşme ve protez aşamalarından oluşur. Doğru ve kişiye özel yapılan planlama başarının temel taşlarından biridir. Hastanın genel sağlık durumu, ağız içi muayenesi ve radyolojik tetkikleri yapıldıktan sonra, cerrahi aşaması olan dental implant yerleştirme aşamasına geçilir. İşlem ağrısızdır ve genellikle kısa sürer. Cerrahi olarak dental implantların yerleştirimesini takiben osseointegrasyon dediğimiz dental inplantın kemikle iyileşme süreci beklenir. Bu süre kemik greftlemesi gibi işlemler yapılmadıysa yaklaşık 2-4 ay kadardır. Cerrahi iyileşme sağlandıktan sonra protez aşamasına geçilir. Bu aşamada hastaya porselen veya zirkonyum kronlar yapılarak tedavi sonlandırılır. Hastalarımıza uygun bakım önerileri anlatılıp düzenli kontrolleri sağlanır.

Kemik tozu ne zaman uygulanmalıdır.

Dental implant uygulanacak bölgede yeterli kemik hacmi bulunmayan durumlarda kemik tozu ( greft ) uygulanabilir. diş çekimi sonrası, dişeti problemi kaynaklı veya kist, granulom gibi patolojilerin alınması sonrası oluşabilecek kemik kayıplarında uygulanmaktadır. Eğer kemik kaybı sınırlıysa, implant yerleştirilirken aynı anda kemik tozu eklenebilir. Kemik kaybı çok ise kemik tozu uygulanamasını takiben 4-6 ay sonra dental implantlar yapılabilir. Üst çene azı dişi bölgesinde sinüs boşukları nedeniyle kemik yüksekliği yetersiz ise sinüs lifting işleminde kemik tozu uygulanması gerekir. Kemik tozu biyolojik (insan veya hayvan kaynaklı) ya da sentetik materyallerden olabilir.Hangi yöntemin seçileceği, kemik kaybının derecesine ve hastanın genel sağlık durumuna bağlıdır. Amaç, implantın stabil ve uzun ömürlü olmasını sağlamaktır.

Her 20 yaş dişi çekilmeli midir ?

Her 20 yaş dişi çekilmez. Çiğneme fonksiyonuna katkı sağlayan, çürük veya enfeksiyon oluşturmayan ve çene yapısına uyumlu dişler korunabilir. Tam gömülü olup sorun yaratmayan dişler de düzenli kontrol altında bırakılabilir. Ancak; iltihap, apse, yan dişlere baskı, çürük, çapraşıklık, ağrı, şişlik, çene eklem sorunları veya kist–tümör gibi patolojiler varsa çekim gerekir.

Masseter botoksu nedir neden yapılır ?

Masseter botoksu çiğneme kası olan masseter kasına uygulanır. Daha çok fonksiyonel ve medikal amaçlıdır. Bruksizm (diş sıkma) tedavisinde kasın aşırı çalışmasını azaltarak diş aşınmasını ve çene eklem ağrılarını önler. Ayrıca çene ağrısı ve TME sorunlarında rahatlama sağlar. Sürekli sakız çiğneme, sert yiyecek tüketimi veya stres kaynaklı kas hipertrofisini azaltır ve yüz hatlarını inceltmeye yardımcı olur.

Dental implantların başarısı nelere bağlıdır. Ömrü ne kadardır?

Dental implantların başarısı; hastanın genel sağlığı, çene kemiği yapısı, diş eti sağlığı, cerrahi teknik, uygun protez yapımı ve sonrasında düzenli kontrol ve doğru ağız bakımı gibi birçok faktöre bağlıdır. Doğru koşullar sağlandığında implantlar 20 yıl ve üzeri hatta ömür boyu kullanılabilir.

  • Çene kemiği yoğunluğu ve hacmi: İmplantın sağlam şekilde tutunabilmesi için yeterli kemik desteği gerekir.

  • Diş eti sağlığı: Sağlıklı diş eti implantın çevresinde enfeksiyon riskini azaltır.

  • Cerrahi teknik ve hekim deneyimi: Doğru yerleştirme açısı ve steril çalışma ortamı başarıyı artırır.

  • Hastanın genel sağlık durumu: Diyabet, sigara kullanımı veya bağışıklık sorunları implant başarısını olumsuz etkileyebilir.

  • Ağız hijyeni ve bakım: Düzenli fırçalama, diş ipi kullanımı ve hekim kontrolleri implant ömrünü uzatır.

Her cerrahi işlemden önce kan sulandırıcı kesilmeli midir ?

Her cerrahi işlemde kan sulandırıcı (antikoagülan/antiplatelet) ilaçların kesilmesi gerekmez. Bu karar, yapılacak işlemin kanama riski ile hastanın ilacı kullanma zorunluluğu arasındaki dengeye göre diş hekimi ile doktor arsaında konsültasyonla verilir. Basit diş çekimi, küçük cerrahi girişimler gibi düşük riskli durumlarda çoğu zaman kan sulandırıcı kesilmez. Lokal önlemlerle (dikiş, kanama durdurucu ajanlar) işlem güvenle yapılabilir. Geniş cerrahi girişimler, kemik operasyonları gibi kanama riski yüksek işlemlerde ilaç düzenlemesi gerekebilir. Bu kararı verirken kullanılan ilaçın tipi çok önemlidir. Warfarin ve yeni nesil antikoagülan iaçlar kullanan hastalarda mutlaka doz ayarlaması ve kanama riski değerlendirilmesi gerekir. Bu karar mutlaka diş hekimi / cerrah ile hastanın kontolunde olduğu doktoru arasında birlikte alınıp, ilaç düzenlemesini takiben işlem yapılmalıdır.

Ne zaman dental implant yapılmaz ?

Uygun hasta seçimi, implantın uzun ömürlü ve başarılı olmasının temel şartıdır. Dental implantlar hastanın genel sağlık durumu iyi olmadığında, kontrolsüz sistemik hastalıkların varlığında (örneğin kontrol altında olmayan diyabet, tiroid, otoimmün hastalıklar,) 18 yaşından küçük kemik gelişimi tamamlanmamış bireylerde, kemik miktarının ve kalitesinin iyi olmadığı durumlarda, ileri periodontal hastalığı olanlarda,ilgili bölgede kist,tümör veya aktif enfeksiyon varlığında,yoğun sigara kullanan hastalarda, ağız hijyenini yeterli olarak sağlayamayan hastalarda uygulanmaz.

Bifosfonat türevi ilaç kullanan hastalarda cerrahi yaklaşım nasıldır ?

Bifosfonat ve türevi ilaçlar kemiklerin yapım yıkım döngüsünü etkilediği ve yarılanma ömürleri çok uzun ilaçlar oldukları için mutlaka çok dikkatli değerlendirilmelidir. Bazı kanser hastalarında ve osteoporoz hastalarında kullanımı yaygın ilaçlardır. Hastadan iyi anamnez alınmalı ve ilaç düzeni öğrenilmelidir. Hekimi tarafından bu ilaçlar başlanmadan önce mutlaka bir diş hekimine yönlendirilmeli ve dental işlemleri özellikle kemiği ilgilendiren cerrahi işlemler (diş çekimi, implant,kist operasyonları vb ) ilaç başlanmadan önce tamamlanmalı ve hastaya oral hijyen eğitimi verilmelidir. Bu ilaçların kullanımı sonrası çene kemiklerinde bifosfonata bağlı gelişen kemik nekrozları görülebilmektedir.İlacın kullanım yöntemine( parenteral veya oral kullanım ), ilacın tipine, kullanım süresine göre riskler değişmektedir.Mümkün olduğu kadar girişimsel işlemlerden kaçınılmalı konservatif tedaviler tercih edilmelidir. Zorunlu olarak cerrahi bir işlem yapılacaksa eğer, mümkün olan en atravmatik şekilde çalışılmalı ve sık kontroller yapılmalıdır. Hasta osteonekroz bulguları açısından yakın takipte olmalıdır.

Kaynakça:

  • Türk Oral ve Maksillofasiyal Cerrahi Derneği. Ağız, Çene ve Yüz Cerrahisi Klinik Rehberleri.

  • Türk Dişhekimleri Birliği (TDB). Güncel klinik uygulama rehberleri ve etik yönergeler.

  • Contemporary Oral and Maxillofacial Surgery. Hupp JR, Ellis E, Tucker MR. Mosby Elsevier.

Sayfa içeriği yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza başvurunuz.



İlginizi Çekebilir