Organization Accredited by Joint Commission International

Pnömotoraks (Akciğer Sönmesi ve Delinmesi)

19.10.2026
4 dk okuma
ÖNE ÇIKANLAR
  1. 1 Pnömotoraks (Akciğer Sönmesi ve Delinmesi)

Pnömotoraks (Akciğer Sönmesi ve Delinmesi)

Halk arasında "akciğer sönmesi" veya "akciğer delinmesi" olarak bilinen pnömotoraks, solunum kapasitesini aniden düşüren ve acil tıbbi müdahale gerektirebilen bir göğüs cerrahisi problemidir. Normal şartlarda göğüs kafesi ile akciğer dokusu arasında negatif bir basınç bulunur. Akciğer zarlarının (plevra) arasına hava girmesiyle birlikte bu negatif basınç kaybolur, akciğer büzüşerek işlevini yitirmeye başlar.

Akciğerin dış yüzeyinde meydana gelen mikroskobik bir hava keseciğinin patlaması veya göğüs duvarına alınan bir darbe bu süreci tetikleyebilir. Sönme miktarı arttıkça vücuttaki oksijen seviyeleri hızla düşer.

Pnömotoraks (Akciğer Sönmesi) Neden Olur?

Pnömotoraks, altta yatan belirgin bir rahatsızlık olmadan gelişebileceği gibi mevcut bir akciğer hastalığına veya dış etkenlere bağlı olarak da ortaya çıkabilir:

  • Birincil Kendiliğinden (Primer Spontan) Pnömotoraks: Herhangi bir akciğer hastalığı olmayan, genellikle 20-40 yaş arası, zayıf, uzun boylu bireylerde görülen türdür. Akciğerin tepe kısımlarında doğuştan bulunan küçük hava keseciklerinin (bleb/bül) kendiliğinden patlaması sonucu oluşur. Sigara kullanımı bu keseciklerin patlama riskini doğrudan artırır.
  • İkincil Kendiliğinden (Sekonder Spontan) Pnömotoraks: KOAH, amfizem, kistik fibrozis, tüberküloz veya akciğer kanseri gibi kronik hastalıkların akciğer dokusunu zayıflatması sonucu gelişir. Bu gruptaki hastalarda akciğer rezervi kısıtlı olduğu için küçük bir sönme bile ağır nefes darlığı yaratır.
  • Travmatik Pnömotoraks: Trafik kazası, yüksekten düşme, künt darbeler veya kesici-delici yaralanmalar sonucu göğüs duvarının hasar görmesiyle ortaya çıkar.
  • İyatrojenik Pnömotoraks: Akciğer biyopsisi, santral kateter takılması veya bazı cerrahi işlemler sırasında kazara gelişen hava kaçaklarıdır.

Hayati Tehlike Yaratan Durum: Tansiyon Pnömotoraks

Pnömotoraksın en tehlikeli ve acil formu Tansiyon (Gerginlik) Pnömotoraks olarak adlandırılır. Göğüs boşluğuna giren havanın dışarı çıkamadığı bir "tek yönlü valf" mekanizması oluşur.

İçeride biriken yüksek hava basıncı sadece ilgili akciğeri tamamen söndürmekle kalmaz, kalbi ve ana damarları karşı tarafa doğru iterek kan dolaşımını engeller. Bu durum dakikalar içinde acil müdahale (iğne ile hava boşaltılması) gerektiren, yaşamı tehdit edici bir tablodur.

Pnömotoraks Belirtileri Nelerdir?

Pnömotoraks belirtileri genellikle aniden ortaya çıkar ve hastanın günlük aktiviteleri esnasında veya dinlenme halindeyken başlayabilir:

  • Ani başlayan şiddetli göğüs ağrısı
  • Nefes darlığı
  • Kuru öksürük
  • Hızlı soluma ve kalp çarpıntısı (taşikardi)
  • Dudaklarda ve ciltte morarma (siyanoz)

 

Pnömotoraks Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Pnömotoraks tanısı uzman hekim muayenesi ve hızlı görüntüleme yöntemleri ile kolayca konulabilir:

  • Fizik Muayene: Stetoskop ile dinleme yapıldığında sönen tarafta solunum seslerinin azaldığı veya tamamen kaybolduğu saptanır. Göğüs duvarına vurulduğunda (perküsyon) biriken havadan dolayı "tınılı" bir ses alınır.
  • Akciğer Grafisi (Röntgen): Pnömotoraks tanısında ilk ve en önemli aşamadır. Akciğerin ne kadar söndüğü ve zarlar arasındaki hava çizgisi net bir şekilde görülür.
  • Bilgisayarlı Göğüs Tomografisi (BT): Kısmi sönmelerde, travma vakalarında veya tekrarlayan durumlarda patlamaya hazır diğer hava keseciklerini (bleb/bül) detaylıca incelemek için çekilir.

Pnömotoraks Tedavi Yöntemleri

Pnömotoraks tedavisinde temel amaç, plevral boşluktaki havayı boşaltarak akciğerin tekrar göğüs duvarına yapışmasını ve eski hacmine kavuşmasını sağlamaktır.

Gözlem ve Oksijen Tedavisi

Eğer sönme miktarı çok azsa ve hastanın belirgin bir nefes darlığı yoksa hasta yakın takibe alınır. Verilen yüksek akımlı oksijen desteği, zarlar arasındaki havanın vücut tarafından daha hızlı emilmesini sağlar.

İğne Aspirasyonu ve Göğüs Tüpü (Torakostomi)

Sönme miktarı fazla olan veya semptomatik hastalarda göğüs duvarından girilen ince bir kateter veya Göğüs Tüpü yerleştirilir. Göğüs tüpü, bir su altı drenaj sistemine bağlanarak içeride biriken havanın dışarı atılmasını ve akciğerin yeniden genleşmesini sağlar.

Kapalı Cerrahi Müdahale (VATS)

Tekrarlayan (nüks eden) pnömotoraks vakalarında, her iki akciğerde birden oluşan sönmelerde veya göğüs tüpüne rağmen hava kaçağı devam eden durumlarda kesin çözüm kapalı cerrahidir.

VATS (Videotorakoskopik Cerrahi) yöntemiyle 1-2 cm'lik küçük bir kesiden girilerek patlamış veya patlama riski taşıyan hava kesecikleri (blebler) temizlenir (kama rezeksiyon / büllektomi).

Plörodezis (Akciğer Zarının Yapıştırılması)

Ameliyat sırasında veya göğüs tüpü aracılığıyla akciğer zarlarının birbirine yapışması sağlanarak tekrar hava birikmesi ve nüks gelişmesi engellenir.

Ameliyat Sonrası İyileşme ve Takip Süreci

Kapalı ameliyat (VATS) geçiren hastalar genellikle 1 ila 3 gün içerisinde taburcu edilirler. Kapalı cerrahi sayesinde ameliyat sonrası ağrı minimum düzeydedir ve günlük yaşama dönüş son derece hızlıdır.

Ameliyat sonrası dönemde hastaların sigara ve nargile kullanımını tamamen bırakmaları hayati önem taşır. Ayrıca iyileşme sürecinde doktor onay verene kadar uçak seyahati yapılması veya tüplü dalış (scuba diving) gibi basınç değişimine yol açan aktivitelerden kaçınılmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Akciğer sönmesi kendi kendine düzelir mi?

Sadece çok küçük (milimetrik) oranlardaki sönmeler istirahat ve oksijen tedavisiyle kendi kendine emilebilir. Ancak orta ve büyük ölçekli sönmeler müdahale gerektirir.

Akciğer sönmesi tekrarlar mı?

Sadece göğüs tüpü ile tedavi edilen vakalarda ilk yıl içinde %30-40 oranında tekrarlama (nüks) riski bulunur. Kapalı cerrahi (VATS) ile hava kesecikleri temizlenip zar yapıştırma yapıldığında ise tekrarlama riski %5'in altına düşer.

Akciğer sönmesi ameliyatı kaç saat sürer?

Kapalı kapalı göğüs cerrahisi (VATS) ile yapılan pnömotoraks ameliyatları ortalama 45 dakika ile 1.5 saat arasında tamamlanmaktadır.

 

Web ve Tıbbi Yayınlar Kurulu bu içeriğin geliştirilmesine katkıda bulunmuştur. Web sitemizdeki bilgiler bireylere yol göstermeyi veya belirli tedaviler sağlamayı amaçlamamaktadır. Doktorunuza danışmadan herhangi bir teşhis veya tedavi işlemi yapmayın. İçerik, Medistate Hastanesi'nin tedavi amaçlı sağlık hizmetleriyle ilgili bilgileri içermemektedir.



İlginizi Çekebilir