Organization Accredited by Joint Commission International
ONLINE RANDEVU

Kanser Ağrısı

Kanser ağrısının sıklığı nedir?

Ağrı, kanser hastalarının %20-50’sinde hekime ilk başvuru şikayeti iken %75-90’ında hastalığın seyri sırasında katlanmak zorunda kaldığı, sosyal yaşamını engelleyebilecek boyutlara varabilen bir sorundur.

Kanser ağrısının ortaya çıkmasında etkili faktörler nelerdir?

Kanserli hastalarda ağrının ortaya çıkmasında rol oynayan birçok etken arasında kanserin ilk olarak kaynaklandığı bölge en önemlisidir. Kanserin evresi, kanser yayılımının varlığı, kemiklerin tümörle tutulumu ve tümörün ağrıya neden olan maddeler oluşturması ağrı oluşumunda rol alır. Hastadaki endişe, korku, huzursuzluk hali ve depresyon gibi etkenler ise ağrının ortaya çıkmasında daha az önem taşırlar. Genel olarak bu etkenlerin tümü ağrının şiddetini belirler.

Kanser ağrısının tedavisi mümkün olabilir mi?

Genellikle hastalar kanserden çok ağrıdan korkmaktadırlar. Kanser ağrısının %80’den fazlası ağrı uzmanları tarafından kontrol altına alınabilmektedir. Ağrı tedavisi ile ilgili yeterli bilgi olmasına rağmen tam anlamıyla uygulanamamaktadır. Bunun sebepleri arasında, en önemlisi çeşitlilik gösteren kanser ağrısı tiplerinin tam bilinmemesi ve opioid uygulamasında solunum baskılanmasından çekinme sebebiyle tedavi planının tam olarak ortaya konulamaması gelmektedir.

Kanserde ağrı tedavisinin amacı, hastanın ağrısız uyku süresinin uzatılması, istirahat halinde ağrısızlığın sağlanması, ayakta veya hareket halinde iken ağrısızlığın sağlanması ile hastanın olabildiğince aktif ve kaliteli yaşam sürmesine katkıda bulunmaktır. Öncelikle hekimler ve hasta yakınları bir takım olarak işbirliği içinde hastaya yaklaşmalıdırlar. Gereğinde profesyonel psikolojik destek sağlanmalıdır. Kansere bağlı özgün ağrı tiplerini tanımak, bunların altında yatan mekanizmaları anlamak her zaman yeterli olmamaktadır. Değerlendirmede fiziksel problemi anlamakla kalmayıp, ruhsal, sosyal ve duygusal bileşenleri de anlamak gerekmektedir.

Kanser hastalarında hedeflenen başarı nedir?

Kanser ağrısının tedavisindeki gelişmeler sonucunda hastaların %80’inde başarılı ağrı kontrolü sağlanabilmektedir. Ancak kanserin tedavisinde son yıllardaki gelişmelerle birlikte iyileşme oranı %25’dir. Bu sebeple kanser ağrısının tedavisinde geçici kanser bakımı devreye girmektedir. Amaç yeterli ağrısızlık sağlanması ve ağrı dışındaki bulantı, kusma, iştahsızlık, depresyon gibi belirtilerin en aza indirilerek hastanın olabildiğince aktif ve kaliteli yaşam sürmesine katkıda bulunmaktır.

Ağrının hastalıktan bağımsız olarak tedavi edilmeye çalışılması uygun bir yaklaşım değildir. Kanser ağrısı tedavi edilirken ağrının ortaya çıkmasına sebep olan durumların ve ağrıyı artıran ruhsal etkenlerin belirlenmesi gerekmektedir. Mevcut problemlerin hepsi birlikte değerlendirilip, hastalığın evresine göre uygun tedavi yönteminin belirlenmesi gerekmektedir. Düzenlenen tedavide yapılacak değişiklikler konusunda hasta bilgilendirilmeli ve gereksiz değişikliklerden kaçınılmalıdır. Tedavinin etkinliğinin artırılması, ilaç yan etkilerinin azaltılması amacıyla yapılacak düzenleme ve ilaç değişiklikleri konusunda hastanın bilgilendirilebilmesi ve tedavi etkinliğini değerlendirebilmek için kontrol görüşmeleri şarttır. Kontrol görüşmelerinin tedavinin önemli bir parçası olduğu hastaya açıklanmalı ve hastaların kontrol muayenelerine hassasiyet göstermesi sağlanmalıdır.

Kanser ağrısının tedavisinde kullanılan ilaç dışı yöntemler nelerdir?

Ağrı kesici ilaçlarla yeterli rahatlama sağlanamayan hastalara girişimsel yöntemler olarak adlandırılan ve ağrının giderilebilmesi için etkili bir şekilde kullanılan tedavi teknikleri kullanılmaktadır. Bu amaçla, sempatik sinir blokları, merkezi sinir sistemine port kateter yerleştirilmesi gibi işlemler yapılabilmektedir.