Organization Accredited by Joint Commission International
ONLINE RANDEVU

Disosiyatif Bozukluklar

Disosiyasyon (çözülme); bilinç, bellek, kimlik, algı ve benlik duygusunda değişikliklerin görüldüğü; düşünce, duygu ve anıların birbirinden uzaklaştığı, yer ve zaman algısının değiştiği; kişinin kendisinden, etrafındaki dünyadan ve gerçeklikten kopma yaşadığı bir zihinsel ayrışma sürecidir. Bazen bir savunma düzeneği olarak ortaya çıkan disosiyasyon, sıklıkla geçmiş bir travmatik yaşantıyla ilişkilidir.

Hafif, yaygın disosiyasyon örnekleri arasında hayal kurma, otoyol hipnozu veya bir kitap veya filmde kaybolma yer alır ve bunların tümü kişinin yakın çevresinin farkındalığıyla temasını kaybetmeyi içerir. Kaza, afet veya suç mağduru olma gibi travmatik bir yaşantı sırasında çözülme, bir kişinin başka türlü katlanılması çok zor olabilecek şeylere tahammül etmesine yardımcı olabilir. Bu gibi durumlarda, kişi korku, acı ve dehşetten zihinsel olarak kaçarak, olayla ilgili yerin, koşulların veya duyguların anılarından uzaklaşabilir.

Üç tür disosiyatif bozukluk vardır:

  1. Disosiyatif kimlik bozukluğu
  2. Disosiyatif amnezi
  3. Depersonalizsyon/derealizasyon bozukluğu

Disosiyatif Kimlik Bozukluğu (DKB)

Disosiyatif kimlik bozukluğu, kişinin düşüncelerinde, hatıralarında, duygularında, eylemlerinde veya kimlik duygusunda bağlantı eksikliği yaratan zihinsel bir ayrışma biçimidir. Kişinin davranışı üzerinde etkisi olan iki ya da daha fazla farklı veya bölünmüş kimlik durumunun varlığı ile karakterize bir ruhsal rahatsızlıktır. Her bir kimlik durumunun kendine özgü tarzları, jestleri ve konuşma biçimleri olabilir. Kimlikler istem dışı oluşur ve sıkıntıya neden olur. Kişinin tutumu veya tercihleri ​​(yemek, etkinlikler, giysiler, vb) aniden değişebilir. Kişi, aniden kendi konuşma ve eylemlerinin gözlemcisi haline geldiğini hissedebilir veya bedenini farklı algılayabilir (küçük bir çocuk gibi, karşı cins gibi, iri ve kaslı birisi gibi).

DKB’si olan bir kişinin “kendi hayatını düşünme ve hatırlama biçimlerine sahip iki veya daha fazla varlığın içindeymiş gibi hissettiği” belirtilmektedir. Bu alternatif durumlar çok farklı görünebilse de, hepsinin tek ve bütün bir kişinin tezahürleri olduğunu akılda tutmak önemlidir.”

DKB’nin tanı ölçütleri şunları içerir:

  • İki veya daha fazla farklı kimliğin (veya “kişilik hallerinin”) varlığı. Farklı kimliklere davranış, hafıza ve düşüncedeki değişiklikler eşlik eder. Belirtiler başkaları tarafından gözlemlenebilir veya kişinin kendisi tarafından ifade edilebilir.
  • Günlük olaylar, kişisel bilgiler ve/veya geçmiş travmatik olaylarla ilgili bellekte devam eden boşluklar.
  • Ayrıca, rahatsızlık, geniş çapta kabul görmüş bir kültürel veya dini uygulamanın normal bir parçası olmamalıdır. Dünyadaki birçok kültürde, yaşanan deneyimler ruhsal uygulamanın olağan bir parçasıdır ve disosiyatif bozukluklar değildir.

Risk Faktörleri ve İntihar Riski

Çocuklukta fiziksel ve cinsel istismara maruz kalmış kişiler, DKB riski altındadır. Disosiyatif bozukluklar geliştiren insanların büyük çoğunluğu çocuklukta tekrarlayan, ezici travmalar yaşamıştır. Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Avrupa'da DKB’si olan kişilerin yaklaşık yüzde 90'ı çocuklukta istismar ve ihmal kurbanı olmuştur. İntihar girişimleri ve diğer kendine zarar verme davranışları, DKB’si olan kişilerde yaygındır.

Tedavi

Uygun tedavi ile birçok insan, DKB’nin ana belirtilerini ele almada ve üretken, doyurucu bir yaşam sürme ve yaşama yeteneklerini geliştirmede başarılıdır. Tedavi tipik olarak psikoterapiyi içerir. Terapi, insanların disosiyatif süreç ve belirtiler üzerinde kontrol sahibi olmasına yardımcı olabilir. Terapinin amacı, kimliğin farklı unsurlarını bütünleştirmeye yardımcı olmaktır. Terapi, geçmiş travmatik deneyimleri hatırlamayı ve bunlarla başa çıkmayı içerdiğinden yoğun ve zor olabilir. Bilişsel davranışçı terapi ve diyalektik davranışçı terapi, yaygın olarak kullanılan iki terapi türüdür. Hipnozun da DKB tedavisinde de yardımcı olduğu bulunmuştur.

DKB’nin belirtilerini doğrudan tedavi edecek bir ilaç yoktur. Bununla birlikte, antidepresan ilaçlar, depresyon belirtilerini tedavi etmek yardımcı olabilir.

Disosiyatif Amnezi

Disosiyatif bozuklukların en sık rastlanan türüdür. Kişinin hayatında stres yaratan veya travmatik olan kişisel bilgiler, ani bir biçimde unutulur ve hatırlanamaz. Bazen, öğrenilmiş bir yetenek veya beceri de unutulabilir. Hafızadaki boşluklar olağan unutkanlıktan çok daha şiddetlidir, başka bir tıbbi durumun sonucu değildir ve genel bilgilerle ilgili bellek işlevleri çoğunlukla korunur. Kişi genellikle bellek kaybının farkında değildir veya sadece sınırlı bir farkındalığa sahiptir. DA çocukluk çağı travmatik deneyimleriyle, özellikle de duygusal istismar ve ihmal yaşantılarıyla ilişkilidir. DA olan bazı kişiler, bulundukları yere nasıl ulaştıklarını bilmeden kendilerini garip bir yerde bulabilirler, şaşkın bir halde dolaşırken fark edilebilirler. (disosiyatif füg)

Disosiyatif amnezi şu biçimlerde ortaya çıkabilir:

  • Sınırlı – belli bir olayı veya zaman dilimini (birkaç saat veya gün) hatırlayamama
  • Seçici - bir olayın belirli bir yönünü veya belirli bir süre içindeki bazı olayları veya kişileri hatırlayamamak
  • Sürekli – bir olayın başlangıcından itibaren yaşanan olayların tümüyle unutulması
  • Genel - kimlik ve tüm yaşam öyküsünün tamamen kaybı (nadir)

DA tedavisinin amacı, belirtileri hafifletmek ve sorunlu davranışları kontrol etmektir. Tedavi; kişinin acı verici anıları güvenli bir şekilde ifade etmesine ve işlemesine, yeni başa çıkma ve yaşam becerileri geliştirmesine, işlevselliğini geri kazanmasına ve ilişkileri iyileştirmesine yardımcı olmayı hedefler.

En iyi yaklaşım, tedaviyi bireye ve belirtilerinin ciddiyetine göre şekillendirmektir. Tedaviler aşağıdakileri içerebilir:

1. Psikoterapi: Bu tedavi, bilinçdışı çatışmaları ortaya çıkarmaya ve sorunlara ilişkin iç görüyü yönelik terapi tekniklerini kullanır.

2. İlaç tedavisi: Disosiyatif amneziyi tedavi edecek özgül bir ilaç yoktur. Eşlik eden depresyon ya da anksiyete bozukluğu da varsa, ilaç tedavisinden yararlanılabilir.

3. Klinik hipnoz: Yoğun gevşeme, yoğunlaşma ve odaklanmış dikkat yöntemlerini kullanan ve insanların bilinçdışı düşünce, duygu ve anılarını keşfetmelerine olanak tanıyan bir tedavi yöntemidir. Hipnozun disosiyatif bozuklukların tedavisinde kullanılması, sahte anılar yaratma riski nedeniyle halen tartışmalıdır.

Depersonalizasyon/Derealizasyon Bozukluğu (DDB)

  • Depersonalizasyon

Gerçek dışılık veya kişinin zihninden, bedeninden veya duygularından ayrılma yaşantısıdır. Kişi, kendisini bedeninin dışındaymış ve başına gelen olayları uzaktan izliyormuş gibi hissedebilir.

  • Derealizasyon

Gerçek dışılık veya kişinin çevresinden ayrılma yaşantısıdır. Kişi, etrafındaki dünyadaki nesnelerin ve insanların gerçek olmadığı hissine kapılabilir, bunlar kendisine ‘sisli ’ veya ‘cansız’ görünebilir.

Bu bozukluklar sırasında, kişi gerçekliğin ve yaşantılarının olağandışı olduğunun farkındadır. Tedavide en etkili yöntem psikoterapidir. Terapinin amacı, kişinin gerçek dışılık yaşantısı konusunda farkındalık kazanmasını ve gerçekliğe odaklanmasını sağlamaktır.


Kaynaklar:

1. TPD (Türkiye Psikiyatri Derneği) http://www.psikiyatri.org.tr

2. APA (American Psychiatric Association) https://www.psychiatry.org


Bölüm Doktorları

Prof. Dr. Serhat Çıtak
Psikiyatri