Organization Accredited by Joint Commission International

Plevra (Akciğer Zarı) Hastalıkları

19.10.2026
4 dk okuma
ÖNE ÇIKANLAR
  1. 1 Plevra (Akciğer Zarı) Hastalıkları

Plevra (Akciğer Zarı) Hastalıkları

Göğüs kafesinin iç yüzeyini ve akciğerlerin dışını kaplayan iki katmanlı ince zara plevra (akciğer zarı) adı verilir. Bu iki katman arasında, nefes alıp verme sırasında akciğerlerin rahatça kaymasını sağlayan ve sürtünmeyi önleyen milimetrik miktarda plevral sıvı bulunur. Çeşitli enfeksiyonlar, travmalar, sistemik rahatsızlıklar veya tümörler nedeniyle bu sıvının dengesinin bozulması ya da zar yapısının etkilenmesi sonucunda plevra hastalıkları ortaya çıkar.

Akciğer zarı hastalıkları doğrudan solunum kalitesini düşüren, tedavi edilmediğinde ise akciğerin sönmesine veya kalıcı işlev kayıplarına yol açabilen ciddi sağlık sorunlarıdır.

Sık Görülen Plevra Hastalıkları Türleri

Plevra dokusunda gelişen rahatsızlıklar kaynağına, sıvı birikimine veya zarın yapısına göre farklı gruplarda incelenir:

Plevral Effüzyon (Akciğer Zarında Sıvı Toplanması)

Plevra yaprakları arasındaki sıvı miktarının normalin çok üzerine çıkması durumudur. Kalp yetmezliği, karaciğer rahatsızlıkları, zatürre (pnömoni), tüberküloz veya akciğer zarı kanseri gibi pek çok farklı nedene bağlı olarak gelişebilir.

Pnömotoraks (Akciğer Sönmesi / Akciğer Zarında Hava Birikmesi)

Akciğer dokusundaki bir yırtılma veya travma sonucu plevra boşluğuna hava dolmasıdır. Biriken hava dışarıdan akciğere baskı yaparak organın büzüşmesine ve sönmesine yol açar.

Plörözi (Akciğer Zarı İltihabı)

Plevra katmanlarının mikrobik veya otoimmün nedenlerle iltihaplanmasıdır. Nefes alıp verirken iki zarın birbirine sürtünmesi sonucu göğüste şiddetli ve batıcı bir ağrı hissedilir.

Ampiyem (Plevral Boşlukta İltihap ve İrin Birikmesi)

Çoğunlukla tedavi edilmemiş veya yetersiz tedavi kalmış zatürre vakalarının ardından plevra boşluğunda iltihaplı (koyu irinli) sıvı toplanması durumudur. Erken müdahale edilmezse akciğer zarında kalınlaşmaya ve akciğerin sıkışmasına neden olur.

Plevra Tümörleri ve Mezotelyoma (Akciğer Zarı Kanseri)

Plevranın kendisinden kaynaklanan veya başka organlardan (akciğer, meme vb.) plevraya sıçrayan (metastatik) kitlelerdir. Özellikle asbest maruziyetiyle doğrudan ilişkili olan mezotelyoma, plevranın en bilinen birincil kötü huylu tümörüdür. İyi huylu olan kitlelere ise soliter fibröz tümör adı verilir.

Plevra Hastalıklarının Belirtileri Nelerdir?

Plevra hastalıklarının belirtileri rahatsızlığın türüne, şiddetine ve akciğerdeki baskının derecesine göre değişiklik gösterir. En sık karşılaşılan klinik şikayetler şunlardır:

  • Bıçak saplanır tarzda göğüs ağrısı
  • Nefes darlığı
  • Kuru öksürük
  • Yüksek ateş ve gece terlemesi
  • Halsizlik ve kilo kaybı
  • Omuz ve sırt ağrısı

Plevra Hastalıklarında Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Doğru tedavi planı yapabilmek için plevradaki problemin kaynağını tespit etmek esastır. Gelişmiş görüntüleme ve biyopsi yöntemleri şunlardır:

  • Akciğer Grafisi (Röntgen): Plevra boşluğunda sıvı veya hava birikip birikmediğini belirleyen ilk değerlendirme testidir.
  • Toraks Ultrasonografisi (USG): Plevral sıvının miktarını, kıvamını ve sıvıya yönelik yapılacak iğne işlemlerinin (torasentez) güvenli noktasını saptamada son derece etkilidir.
  • Bilgisayarlı Göğüs Tomografisi (BT): Akciğer zarındaki kalınlaşmaları, nodülleri, tümör odaklarını ve sıvının dağılımını ayrıntılı olarak gösterir.
  • Torasentez (Sıvı Örneklemesi): Göğüs duvarından ince bir iğne ile girilerek plevra sıvısından örnek alınması işlemidir. Alınan sıvı hücre, biyokimya ve mikrobiyoloji laboratuvarlarında incelenir.
  • VATS (Kapalı Göğüs Cerrahisi) Biyopsisi: Sıvı analizinin yetersiz kaldığı veya şüpheli zar kalınlaşmalarının bulunduğu durumlarda kesin tanı koymak amacıyla kapalı yöntemle plevradan parça alınmasıdır.

Plevra Hastalıklarında Tedavi Yöntemleri

Plevra hastalıklarının tedavisi altta yatan nedene göre şekillenir. Amacımız akciğeri üzerindeki basıdan kurtarmak, solunum kapasitesini yeniden kazandırmak ve hastalığın nüks etmesini önlemektir.

İlaç Tedavisi ve Medikal Yaklaşımlar

Enfeksiyona bağlı gelişen plörözi ve erken evre plevral sıvılarda uygun antibiyotik veya antiinflamatuar tedavileri uygulanır. Kalp veya böbrek yetmezliğine bağlı sıvı birikimlerinde ise medikal düzenlemeler önceliklidir.

Göğüs Tüpü Takılması ve Sıvı Boşaltılması (Drenaj)

Geniş çaplı plevral sıvı birikimlerinde veya pnömotoraks (akciğer sönmesi) vakalarında göğüs duvarından yerleştirilen ince bir dren (göğüs tüpü) yardımıyla içerideki hava veya sıvı dışarı aktarılır. Bu sayede akciğerin tekrar genleşmesi sağlanır.

Kapalı Cerrahi Yöntemler

Günümüz göğüs cerrahisinde plevra hastalıklarının teşhis ve tedavisinde en sık başvurulan modern yöntem VATS (kapalı ameliyat) yöntemidir.

  • Plevra Biyopsisi: Tanısı konulamayan şüpheli kitle veya sıvı durumlarında milimetrik kesiden girilerek doğrudan doku örneği alınır.
  • Plevrektomi ve Dekortikasyon: Ampiyem veya müzmin iltihap nedeniyle akciğerin etrafını saran ve esnemesini engelleyen kalınlaşmış kabuklaşmış zar tabakasının temizlenmesidir.
  • Plörodesis (Akciğer Zarının Yapıştırılması): Sık tekrarlayan kötü huylu plevral sıvı birikimlerinde veya tekrarlayan akciğer sönmelerinde plevra yapraklarının birbirine yapıştırılarak yeniden sıvı/hava birikmesinin önlenmesidir.

Kapalı ameliyatın avantajları; ameliyat sonrası ağrının az olması, küçük cerrahi iz kalması, enfeksiyon riskinin düşük olması ve hastanın günlük yaşama hızlı dönmesidir.

Ameliyat Sonrası İyileşme ve Takip Süreci

Kapalı cerrahi (VATS) veya göğüs tüpü uygulaması yapılan hastaların akciğerlerinin tam olarak açıldığından emin olunması için belirli aralıklarla takip grafileri çekilir. Göğüs tüpü çekildikten kısa bir süre sonra hastalar taburcu edilir.

İyileşme döneminde hastalara akciğer egzersiz cihazları (triflo) ile solunum egzersizleri yaptırılarak akciğer kapasitesinin eski performansına ulaşması desteklenir. Patoloji sonuçlarına göre gerekirse ek onkolojik veya medikal tedaviler planlanır.

Sıkça Sorulan Sorular

Akciğer zarında sıvı toplanması tehlikeli midir?

Akciğer zarında sıvı toplanması tek başına bir hastalık değil, başka bir rahatsızlığın belirtisidir. Sıvının nedeni enfeksiyon, kalp yetmezliği veya tümör olabilir. Nedeni doğru tespit edilip zamanında boşaltıldığında başarıyla tedavi edilebilir.

Akciğer zarı iltihabı (plörözi) bulaşıcı mıdır?

Plörözinin kendisi bulaşıcı değildir. Ancak buna neden olan etken tüberküloz (verem) gibi mikrobik bir enfeksiyon ise, asıl enfeksiyon kaynağı bulaşıcı özellik taşıyabilir.

Kapalı plevra ameliyatı ne kadar sürer?

Kapalı plevra ameliyatları (VATS) yapılacak işleme göre (sadece biyopsi, yapıştırma veya yapışıklık açma) ortalama 45 dakika ile 2 saat arasında değişkenlik gösterir.

 

Web ve Tıbbi Yayınlar Kurulu bu içeriğin geliştirilmesine katkıda bulunmuştur. Web sitemizdeki bilgiler bireylere yol göstermeyi veya belirli tedaviler sağlamayı amaçlamamaktadır. Doktorunuza danışmadan herhangi bir teşhis veya tedavi işlemi yapmayın. İçerik, Medistate Hastanesi'nin tedavi amaçlı sağlık hizmetleriyle ilgili bilgileri içermemektedir.



İlginizi Çekebilir