Organization Accredited by Joint Commission International
ONLINE RANDEVU

Katarakt Tedavisi

Hayata Perdenin Arkasından Baktıran Sorun; Katarakt

Katarakt, bütün dünyada az görme nedenleri arasında ilk sırada yer alıyor. Genellikle yaşa bağlı olarak ortaya çıksa da, doğuştan gelen metabolik hastalıklara bağlı olarak veya bazı travmalar sonrasında katarakt oluşabiliyor. Görme kalitesinde yaşanan bozukluk yaşam kalitesini düşürüyor ve ameliyatı zorunlu hale getiriyor. Bugün katarakt tedavisinin son derece başarılı şekilde yapılabildiğini anlatan Medistate Kavacık Hastanesi Göz Hekimleri Op. Dr. Nihal Balcıoğlu ve Doç. Dr. Cem Mesçi, hastalığın tanı ve tedavi yöntemlerini anlattı…

Katarakt nedir?

Katarakt gözün içinde bulunan doğal merceğin saydamlığını kaybetmesi ve buna bağlı olarak görmenin azalmasıdır. Genellikle yaşa bağlı olarak ortaya çıksa da bebekler dahil olmak üzere her yaş grubunda görülebiliyor. Ancak dünyada tedavi edilebilen körlük nedenlerinin başında geldiği için ayrı bir önem taşıyor.

Hangi yaşta nasıl ortaya çıkıyor?

Katarakt; bebeklik çağında görülen konjenital katarakt, bazı metabolik hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkan metabolik katarakt ve ileri yaş kataraktı olarak üç türe ayrılıyor. Yenidoğan döneminde görülen konjenital katarakt, genetik ya da metabolik bazı hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkıyor. Bazı durumlarda da embriyolojik sorunlardan kaynaklanabiliyor. Doğuştan gelen katarakta mutlaka acil müdahale edilmesi gerekiyor. Özellikle de tek taraflı olduğunda. Tedavi edilmezse göz tembelliği yapıyor ve ileri yaşlarda tedavi edilse dahi kaliteli bir görme sağlanamıyor.

Hastalık hangi belirtilerle ortaya çıkıyor?

Ön belirti olarak hastanın görmesindeki netlik bozuluyor ve hasta bulanık görmeye başlıyor. Hastalar bu durumu ‘sanki bir tül perdenin arkasından görüyorum’ şeklinde anlatıyor. Genetik ve çevresel faktörlerin etkisi ve kataraktın tipine bağlı olarak ilerleme hızı da değişiyor. Bazı insanlarda çok hızlı seyrederken bazı kişilerde çok durağan olabiliyor. Bunun yanında kişinin sistemik hastalıkları, kullandığı ilaçlardan da etkilendiği için, katarakt bireye bağlı morfolojik farklılıklar gösterebiliyor. Buna bağlı olarak şikayetlerde de farklılıklar olabiliyor. Tedavisi de yine hastanın yaşı, yaşam şekli, mesleği ve kataraktın yarattığı görme kalitesindeki azalmaya göre planlanıyor.

Katarakt neden oluşuyor?

Kataraktın en önemli nedeni yaşlılık. Bunun dışında; travma, bazı göz cerrahileri sonrası kullanılan bazı ilaçlar ve diyabet katarakta yol açtığı gibi, üveit, göz tansiyonu v.b göz hastalıklarında da katarakt gelişebiliyor. Antioksidanlardan yetersiz beslenme, C vitamini eksikliği ve ultraviyole ışınlarına maruz kalmak gibi etkenler de katarakt gelişimini hızlandırıyor.

Metabolik katarakt: Özellikle Tip 2 diyabet hastalarında daha yoğun ortaya çıkıyor. Kan şekeri kontrolü sağlanamayan diyabetlilerde katarakt daha fazla görülüyor ve karakteri de farklı oluyor. Bu nedenle metabolik hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkan kataraktta cerrahiden önce hastalığın kontrolü gerekiyor. Örneğin diyabet hastalarında gözde retinopati ile birlikte katarakt varsa önce metabolik kontrolü sağlanarak retinopatisi iyileştiriliyor ve sonra katarakt ameliyatını yapmak gerekiyor.

Bebeklik döneminde nasıl fark ediliyor?

Bebeklik döneminde bazen atlanabiliyor ancak bu dönemde fark edilebilecek en belirgin özellik, göz bebeğindeki beyaz leke oluyor. Ancak katarakt her zaman beyaz renkte olmayabiliyor veya gizli kalabiliyor. Bu nedenle bebekler doğduktan sonra, mümkün olan en kısa zamanda bir göz hekimi tarafından kontrol edilmeli. Ne kadar erken müdahale edilirse göz tembelliği ve şaşılık oluşma ihtimali o kadar azalıyor. Görme aksını kapayan çift taraflı katarakt varsa bebek doğduktan sonra ilk aylarda; eğer tek taraflı bir katarakt varsa hiç beklenmeden ameliyat edilmesi gerekiyor. Ameliyatın birinci sene içinde yapıldığı durumlarda gözün gelişmesini tamamlaması bekleniyor ve bu nedenle bu gözlere göz iç lens implantı yapılmıyor, kontakt lens veya gözlük kullandırılıp, iki yaşını geçtikten sonra göz içi lensleri takılıyor.

Ne zaman ameliyat edilmesi gerekiyor?

Kataraktın tedavisi cerrahi ile yapılıyor. Tedavisinde hastanın şikayetleri ön planda tutuluyor. Çok erkenden teşhis edip ameliyat etmenin hastaya çok büyük bir getirisi olmuyor. Ama çok geç kalmamak da şart. Çünkü geç kalındığında katarakt bazı kişilerde sertleşerek göz tansiyonunu artırabiliyor.

Görme bulanıklığı hastanın günlük işlerini aksatacak seviyedeyse yani okuma güçlüğü, televizyon izleme güçlüğü, araba kullanmada zorluk yaratıyorsa katarakt ameliyatı yapılıyor. Ameliyat olmak için kataraktın olgunlaşmasını beklemeye gerek yok. Ameliyat kararı hastanın ihtiyaçlarına göre göz hastalıkları uzmanı tarafından belirlenmeli.

Kataraktın tedavisi cerrahiyle yapılıyor. Dünya genelinde kullanılan Fakoemülsifikasyon tekniği ile korneada küçük bir kesi yapılarak işlem gerçekleştiriliyor. Yapılan kesi çok küçük bir kesi olduğu için zaman içinde hızla kapanıyor. Ameliyatın süresi kataraktın sertliğine göre değişse de genelde 15 dakikada tamamlanıyor. Ancak çok zor vakalar da olabiliyor. Bu nedenle hem kataraktı hem de cerrahiyi önemsemek gerekiyor. Çok zor ve sistemik problemi olan kişilerde genel anestezi altında da operasyon yapılabiliyor.

Ameliyat sonrasında görme hemen düzeliyor mu?

İşlem başarıyla tamamlanmışsa hasta üç gün içinde günlük yaşamına dönebiliyor. Ancak çok zor vakalarda korneada küçük bir ödem oluşuyor ve bunun düzelmesini sağlamak için yaklaşık 10 gün beklemek gerekebiliyor. Bu sorun kesinlikle hafife alınmamalı. Hastanın ilk bir hafta suyla çok sıkı temas etmemesi gerekiyor. Göz iki gün kapalı tutuluyor ve yaklaşık üç hafta süren damla tedavisi uygulanıyor. Ayrıca eğer hasta sigara kullanıyorsa da bu süre zarfında sigara içmemesinde yarar var. Bir hafta sonra denize girmek mümkün olabiliyor ama duman ve tozdan sakınmak şart. Eğer gözde çapaklanma ya da kızarma gözlenirse de mutlaka hekime haber vermek gerekiyor. Çünkü kolaylıkla enfeksiyon kapma riski var ve oldukça ciddi bir enfeksiyon. Önlem alınmazsa göz kaybına kadar gidebilen sorunlar yaşanabiliyor.

Kullanılan merceklerin özellikleri var mı?

Göze takılan mercekler ömür boyu gözde kalıyor. Bu nedenle merceklerin gözle uyumluluğu üst düzeyde olmalı. Mercekler, ameliyat sırasında yerinde bırakılan lensin arka kapsülünün opaklaşmasını engelleme özelliğinde olmalı. Her hastanın kullanabileceği lensler farklı. Eğer doğru lens seçilmemişse ve cerrahi aceleye getirilip lens artıkları tam anlamı ile temizlenmemişse hastada sekonder katarakt dediğimiz bir durum daha erkenden gelişebiliyor. Ancak sekonder katarakt denen, esasen lensin oturduğu kapsülün kesafeti anlamına gelen durum; şeker hastası, genç ve çocuk hastalar, üveitli ve romatizmal hastalığı olanlarda da cerrahi teknikten bağımsız olarak erkenden oluşabiliyor. Bu durum YAG lazer tedavisi ile kolayca düzeltilebiliyor. Kullanılan merceklerin diğer özellikleri, uzak, ara, yakın mesafeyi gözlüksüz gösterebilen multifokal mercekler, astigmatı tedavi eden torik mercekler olarak sayılabilir. Bu mercekler hastanın göz durumu, mesleği, kişisel özelliklerine göre seçilmeli.

Bölüm Doktorları

Op. Dr. Nihal Balcıoğlu
Göz Hastalıkları
Op. Dr. Melih Haboğlu
Göz Hastalıkları